(743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.6.1998 gün ve 1996/426 E., 1998/113 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 8.12.1998 gün ve 1998/8729 E. - 1998/12952 K. Sayılı ilamı;
( ... Dava kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkin bulunmaktadır. Bozmadan sonra istenilerek dosya arasına konulan komşu parsellere ait tapulama tutanaklarındaki açıklamalar göre dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 29.8.1978 tarihinde tespit ve tespit dışı bırakılma işlemlerinin yapıldığı, Kadastro Müdürlüğünden dosya arasındaki tarihsiz karşılık yazısında da, taşınmazın bulunduğu çalışma alanındaki kadastro çalışmalarının 30.1.1979 tarihinde kesinleştiği açıklanmıştır.tespit dışı bırakılan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber bu işlem de bir kadastro işlemidir. Yargıtay'ın yerleşmiş son uygulamalarına göre böyle bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı ve kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir. İncelenmekte olan olayda 26.5.1989 tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Bu yön gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hukuk Genel Kurulunun 19.2.1997 gün 1996/8-768 E., 1997/100 K., 18.2.1998 gün 1998/8-15 E., 1998/129 K., 11.10.2000 gün 2000/8-1264 E., 2000/1250 K., 13.6.2001 gün 2001/20-442 E., 2001/515 K.sayılı ilamlarında da aynı ilkenin vurgulanıp kabul edilmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy