(506 S. K. m. 26/1) (1086 S. K. m. 428, 429)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18/6/1998 gün ve 1996/579 E., 1998/270 K. Sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22/9/1998 gün ve 1998/5587 E., 1998/5840 K. Sayılı ilamı ile, ( ...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurumun tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesidir. Mahkemenin 19.9.1996 tarihli ilk hükmüne dayanak kılınan kusur raporunda, zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda davalı işverene % 80, sigortalıya % 20 oranında kusur verilmiştir. Dairemizin 19.11.1996 tarihli önceki bozma kararında; kusura yönelik bozma nedenleri olarak sigorta olayının oluş biçiminin açık olarak saptanmaması ve herhalde işveren tarafından verilmiş koruyucu gözlüğü kullanmayan ve mengenedeki teli iyi sıkıştırmayan ya da mengenedeki teli gevşetirken ucunu tutmayan sigortalıya % 20'den fazla oranda kusur verilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Mahkemece Dairemizin anılan bozma kararına uyulmasına rağmen; maddi olay hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta saptanmadan ve herhalde sigortalının sigorta olayının vukuundaki kusur payının % 20'den fazla oranda saptanması hususunda davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hakkı gözetmeyen sigortalının sağlık raporu olmamasının sigorta olayı ile illiyeti bulunmamasına rağmen bu hususu yine işverene kusur atfı nedenlerinden biri olarak öngören, önceki yetersiz görülen kusur raporunu düzenleyen bilirkişilerden bir kısmınca düzenlenen mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi yöntemince gidermeyen ve yine sigorta olayının vukuunda davalı işverene % 80, sigortalıya % 20 oranında kusur veren ve belirtilen nedenlerle yetersiz bulunan kusur raporunun hükme dayanak kılınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, herhalde baskın kusurun işverende olması gereği de gözönünde tutulmalıdır. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: 1- Davcı temyizi yönünden:
Önceki kararı temyiz eden davacının temyiz itirazları dairece reddedilerek aleyhindeki hüküm kesinleşmiş olup direnme kararının temyizde hakkı olmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve kusurlu olması, sigortalının sağlık raporunun bulunmamasının sigorta olayı ile illiyeti bulunmadığından bu eksikliğin işverenin kusurunu ağırlaştıramayacağı belirtilmek suretiyle bilirkişi raporunun yetersizliğine değinen önceki bozma kararına uyulmasına ve bu husus davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmasına rağmen, mahkemece, yetersiz raporu düzenleyen bilirkişilerden bir kısmınca düzenlenen ve mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeyen, aynı gerekçelerle aynı oranlarda kusur veren yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olmasına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Davacı kurum verilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle REDDİNE.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy