(4046 S. K. Geç. m. 15) (2709 S. K. m. 153) (4247 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438) (ANY. MAH. 31.1.1997 T. 1996/66 E. 1997/7 K.)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, 4046 sayılı Kanunun geçici 15. maddesi Anayasa Mahkemesinin 31.1.1997 T. ve 1996/66 Esas, 1997/7 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı R.G.nin 28.10.1997 tarih 23154 sayılı nüshasında yayımlanarak 3 ay sonra yürürlüğe girmiş olup, iptal kararlarının Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrası hükmü çevresinde geriye yürümezliği ilkesinin ancak kazanılmış hak kavramının söz konusu olduğu hallere ilişkin bulunması bir hakkın kazanılmış hak niteliğini kazanabilmesinin ise ancak objektif statüden subjektif statüye girmesi halinde mümkün olabilmesi, somut olayda kazanılmış hak söz konusu olmadığından Anayasa mahkemesinin iptal kararının geriye yürütülmesi imkan dahilinde olup bu çevrede yerel mahkeme kararının yasal dayanağını teşkil eden 4046 sayılı Kanunun geçici 15. maddesi yürürlükten kalkmış ise de; davacının tahakkuk ve tediye ile görevli bulunduğu kuruluş 4247 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında olup, Yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan, 1.7.1997 tarihine kadarki dönem için tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş prim, idari para cezası ve sosyal yardım zammı ile bunların ferilerine ilişkin borçların hazine müsteşarlığı bütçesinden karşılanarak borç kayıtlarının kapatılmasının yasa gereği bulunmasına;
Sümer Holding A.Ş.nin 17.7.1996 günlü yazısı çevresinde Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenen prim ve fer'ileri bakımından da davanın konusunun kalmaması nedeniyle davalı Kurumun aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4247 sayılı Kanunun 2. maddesi çevresinde; anılan maddede belirtilen Kurum ve kuruluşların bu kapsamda devam eden takibat ve yargılama aşamasındaki ihtilaflarının işin esasına girilmeksizin sona erdirilmesinin yasa gereği bulunması giderek anılan hükmün işbu Kurum ve Kuruluşların 506 sayılı Kanunun 80. maddesi kapsamında tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri yönünden de uygulanmasının açık olması karşısında; davacı lehine avukatlık parası ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının avukatlık parası ile yargılama giderine ilişkin cümlelerinin çıkartılarak hükmün işbu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 02.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy