(818 S. K. m. 42)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Narman Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.10.1998 gün ve 1996/79 E. 1998/109 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 25.3.1999 gün ve 1999/2967- 1999/4960 K. sayılı ilamı ile; (...Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili İstemine ilişkindir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın el koyma günündeki niteliğine göre dava tarihindeki bedelinin ikisi teknik ve birisinde mahalli bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tesbit edilmesi doğrudur ancak,
Bilirkişi raporunun denetlenmesi için dava tarihindeki sulu çayırın dekara verim miktarı ve gelirinin sorulması için davacı vekilince müzekkere masrafı verilmeyecek dosyada bulunan delillere göre karar verilmesi istenildiğinden, daha önce 1994 yılındaki verilende sorulmuş olduğundan 1994 yılı verilerine göre taşınmaza değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Özel Daire'ce dava tarihindeki sulu çayırın dekara verim miktarı ve gelirinin sorulması yönünden daha önce 1994 yılındaki verilerin sorulmuş olduğundan söz edilerek 1994 yılı verilerine göre taşınmaza değer biçilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması istenilmiştir.
Oysa, uyuşmazlığın çözümünde 1996 dava tarihindeki ot veriminin saptanması önem arzetmektedir. Diğer bir anlatımla sulu çayırın dekara verim miktarı ve geliri 1996 tarihi esas alınarak saptanıp sonuca kavuşturulmalıdır
O nedenle az yukarıda açıklanan Özel Daire'nin bozma kararında 1994 yılındaki verilerin önerilmesi yerinde görülmemiştir.
Hakim, zararın miktarını doğrudan saptama yetkisine sahiptir. (BK. md. 42) O halde, mahkemece yapılacak iş, mahkeme nezdindeki bir memur görevlendirilerek ilçe tarım müdürlüğüne yazılacak bir müzekkere ile gönderilmek istenilen 1996 dava tarihindeki ot veriminin ilçe tarım müdürlüğünden getirtilecek cevaba göre belirlemek ve hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, zararın saptanması yönünde doğrudan araştırma yükümlülüğü gözardı edilerek yazılı şekilde direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle yerel mahkemenin direnme kararı ot verimi tarihinin tesbiti açısından, değişik gerekçe ile bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 16.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy