(6762 S. K. m. 21) (3095 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 3/6/1998 gün ve 1997/11 E. 1998/618 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23/11/1998 gün ve 1998/7816 E. 1998/9292 K. sayılı ilamı ile;
(... Davacı, 3/9/1991 tarihli harici sözleşme ile davalı müteahhitten bir dükkan satın alıp, bedelini ödediğini, davalı müteahhidin 3-4 yıl önce inşaatları yarım bırakarak kaçtığını ileri sürerek, inşaatta payına düşen eksik işler bedeli, ortak yerlerde payına düşen eksik iş tutarı, geç teslimden kaynaklanan kira kaybı genel iskan, şantiye elektrik, su vs. tutarı, arsa sahiplerine ödenen 5.000 DM karşılığı 340.000.000 TL. ile tespit ve tedbir masrafları olmak üzere toplam 850.000.000 TL.nın %54 reeskont faiziyle davalı müteahhitten ödetilmesini istemiştir.
Davalı, 25/12/1995 tarihli protokole göre inşaatın eksikliklerinin arsa sahibi, kendisi ve imzası maliklerle birlikte tamamlanacağını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, eksik işler bedeli, ortak yerlerdeki payına düşen miktar, kira gelir kaybı, SSK primi şantiye elektrik ve su sarfından payına düşen miktar,genele iskan alınmasından payına düşen miktar olmak üzere toplam 540.546.873 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan ödetilmesine, dava dışı arsa sahibine verildiği iddia edilen 340.000.000 TL.lık istem ile tespit masrafları yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizi yönünden yapılan incelemede; mahkemenin kabulünün aksine 25/12/1995 günlü protokol altında davalının imzası mevcuttur. Bu protokol bu nedenle davalıyı bağlar. Davacı arsa sahiplerinin payına düşen ortak yerler ile bağımsız bölümlerdeki payları ile ilgili eksikliklerin giderilmesi için davalı müteahhit adına, dava dışı arsa sahiplerine 5.000 DM. ödediğini ileri sürerek bunun tahsiline karar verilmesini istemiştir. Gerçekten davacının ibraz ettiği 25/12/1995 günlü makbuzda 5.000 DM.'nın arsa sahiplerine ödediği yazılıdır. Ne var ki, aynı makbuzda bunun davalının bilgisi ile ödendiği yönünde bir açıklama vardır. Davalının belgeye herhangi bir itirazı yoktur. Öyleyse bu belgeye dayanılarak bu kalem isteğin de kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurması doğru değildir.
3- Davacı, dava dilekçesinde tazminatın %54 reeskont faizi ile birlikte davalıdan ödetilmesini istemiştir. Davalı inşaat müteahhidi olarak tacirdir. Türk Ticaret Kanununun 21. maddesi gereğince "bir taraf için ticari olan iş diğer taraf için de ticari iş sayılır". 3395 Sayılı Yasa gereğince ticari işlerde temerrüd faizi reeskont faizi oranında istenebilir. O halde, mahkemece davacının asıl alacağına reeskont oranında faiz talep edilebileceği kabul edilip, böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek davacı alacağına yasal faiz işletilmesi şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenin Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilini temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 13/10/1999 gününde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy