(4721 S. K. m. 753)
Dava: Taraflar arasındaki "müdahalenin meni ve tescil" davacından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ayvacık Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13/05/1999 gün ve 1997/11 E. 1999/9 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14/10/1999 gün ve 1999/3968-4707 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında 514 ada 3 parsel sayılı 11626.93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek ayrı ayrı tapu kaydına dayanılarak S.S. Pırlanta Konut Yapı Kooperatifi adına tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı Hazine tarafından S.S. Pırlanta Konut Yapı Kooperatifi ile Adatepe köyü tüzel kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin önlenmesi ve tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tümünün davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de daha önce davalı taraf söz konusu tapu kayıtlarının yüzölçümünün belirlenmesi, arttırılması isteği ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış; yapılan yargılama sonunda Ocak 1992 gün 11 sayılı tapu kaydının taşınmazın kuzey kesimindeki 5135.70 m2'lik kesimini kapsadığı belirlenerek Ocak 992 gün 11 sayılı tapu kaydının yüzölçümünün 5135.70 m2 olarak tapuya yazılmasına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Tarafları ve niteliği bakımından bu davada da kesin hüküm oluşturacak niteliktedir. Öte yandan davalı tarafın tutunduğu Ocak 992 gün 8 sayılı ve 2 dönüm miktarlı tapu kaydının sınırında kaçak ve yitik kişi gösterilmesi nedeniyle kaydın yüzölçümü ile geçerli kayıtlardan olduğu belirlenerek söz konusu tapu kaydı kapsamındaki taşınmaz yönünden yüzölçümü artırımı davasının reddine karar verilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, Ocak 992 gün ve 8 sayılı tapu kaydı kapsamı yönünden kayıt malikleri aleyhine kesin hüküm meydana gelmiştir. Kesin hüküm karşısında artık kayıt kapsamının tartışılması mümkün değildir. Mahkemece bu yönler göz önünde tutularak Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.9.1994 gün ve 1994/180-312 sayılı kararı ile sonuçlanan dava dosyası içinde mevcut keşif haritasında gösterildiği şekilde Ocak 992 gün 11 sayılı tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, Ocak 992 gün 8 sayılı tapu kaydının da kesin hükümde açıklandığı gibi yüzölçümü ile geçerli olduğu dikkate alınmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, kayıt kapsamındaki alanın kayıt malikleri adına, kayıt kapsamı dışında kalan kesimin ifrazen Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğu gibi, kabule göre de tespitten önce açılan dava nedeni ile kadastro tespiti sırasında malik hanesi boş bırakıldığı halde tespit gibi tescile şeklinde hüküm kurularak kimlerin adına tesciline karar verildiğinin hükümde açıkça gösterilmemiş olması dahi isabetsiz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalının dayanağı 13.01.1992 tarih 8 sıra numarasında kayıtlı tapunun batı hududunun gayrı sabit ve genişletilmeye müsait olduğu yönünün dosyada delil olarak bulunan mesaha tashihi konulu dava dosyasında Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.11.1993 gün ve 5719-9301 sayılı bozma ilamına mahkemece uyulmakla usulü kazanılmış hak oluşturmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince bozulmasına, 18.10.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy