(3402 S. K. m. 16/B, 18/2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaisalı Kadastro Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 20.4.1998 tarih ve 1997/116 E., 1998/17 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 9.7.1998 tarih ve 1998/2724-3149 sayılı ilamı ile; (... Kadastro sırasında 117 ada, 35 parsel sayılı 333,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras hakkına, paylaşmaya, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak davalı A. U. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın önceden ve halen yayla olarak kullanıldığını, zilyetlikle mülk edinilemeyeceğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine; taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde yayla yeri olduğu, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar nizalı yerin taşlık ve hali nitelikte olduğu ve Etekli Köyü'nün önceleri Sanbuget halen Tereli Yaylası olarak isimlendirildiğini haber vermişlerdir. Nizali taşınmaz ile çevresinin dahi yayla yeri olduğu ve bu maksatla kullanıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasa'nın 18/2. maddesi uyarınca kamu orta malı olan yaylaların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından söz edilen yasanın 16/B maddesi hükmü uyarınca nizalı taşınmazın yayla yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 29.5.1996 tarih, 1996/7-295 E., 1996/425 K. ve 1996/17-294 E., 1996/426 K. sayılı kararlarında açıkça benimsenen ilkeler göz önünde bulundurulduğunda Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.05.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy