(634 S. K. Ek m. 1) (1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "ifraza izin" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 19.11.1998 tarih ve 1997/117 E., 1998/538 K. sayılı kararın incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 20.4.1999 tarih ve 4728-4927 sayılı ilamı ile; (... Davada, kat mülkiyeti kurulmuş taşınmazın, muhtelif parsellere ifrazı ile taraflar adına payları oranında tescili istenilmektedir.
Bu konuda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümlerinin uygulanması söz konusu olduğundan, anılan kanunun ek 1. maddesi amir hükmü karşısında Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olup, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Edenler: Bir kısım davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İlk hükmün Özel Daire'ce bozulmasına dair kararın düzeltilmesi isteminin yerel mahkemece reddi yerinde değildir. Bu usulü yanlışlık esasa etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamış işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarındaki şerhlerden kat mülkiyetinin kurulduğu görülmektedir. Bu durum 634 sayılı kat mülkiyetinin olayda uygulanması ve görevli mahkemenin tayini için yeterli yasal dayanaktır. O nedenle kat malikleri kurulunun çalışmalarındaki tespit edilen bir takım eksik işlemler anılan yasanın uygulanmayacağı ve uyuşmazlığın 634 Sayılı Yasa hükümlerince çözümlenmeyeceği sonucuna etkili bulgular değildir. Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 16.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy