(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 10.7.1997 tarih ve 1997/169 E., 1997/505 K. sayılı kararın incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23.3.1998 tarih ve 98/2326 E., 1998/5614 K.sayılı ilamı ile; (.... Davacı, Demirbaş eşya kontrol şefi olarak çalışırken, 20.10.1995 tarihinde şeflikten alınmış, aynı müdürlükte kadrosuz olarak çalıştırılmıştır. Davacı, açmış olduğu bu davayla eksik ödenen ücretin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme istek doğrultusunda hüküm kurmuştur.
Yerel mahkeme davayı, bilirkişi mütalaasına dayanarak kabul etmiştir. Söz konusu bilirkişi raporunda davacının kontrol şefi olarak çalışırken, aylığının net 24.293.800 lira olduğu, atamadan sonra aylık net ücretinin 10.141.000 liraya düştüğü belirtilerek fark alacak hesaplanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı davalı ile birlikte 21.10.1981 tarihinde çalışmaya başlamış ve iş akdi 29.1.1997 tarihinde 1475 sayılı İş Kanunu'nun 13. ve 14. maddeleri uyarınca ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle işveren birlik tarafından feshedilmiştir. Davacı tazminatlarını alırken, işverene bir ibraname vermiştir. Bu ibranamade, davacı çalıştığı süre boyunca ücret, sosyal hakları, bildirim ödencesi ve kıdem ödencesi gibi İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesi'nden doğan tüm haklarını tamamen aldığını bildirmiştir. Bu ibranamade davacı davalıyı tam anlamıyla ibra etmiş ve herhangi bir alacağı bulunmadığını ihtirazi kayıt öne sürmeden açıklamış ve imzalamıştır. Bu durumda davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK 2494 sayılı yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların, karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının 25.9.1995 tarihinde demirbaş eşya kontrol şefliğinden, evrak dağıtım memurluğuna atanarak, kapsam dışı görevden ücreti azalacak şekilde alt bir işte görevlendirilmesine, daha sonra davalı yönetim kurulunca alınan 17.10.1995 tarih ve 120 sayılı kararın kendisine uygulama olanağı bulunmamasına, dahası görevin değiştirilmesine ve görevin düşürülmesine de itiraz vaki olmadan hizmet akdinin fesih olunduğu, 28.1.1997 tarihine kadar çalışması sonucu verdiği ibranamede ücretinin düşürülmesine değinmemesinden dolayı fark ücret alacağına hükmedilemeyeceğine göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 07.10.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy