(2709 S. K. m. 141) (2004 S. K. m. 96) (1086 S. K. m. 299, 388) (21. HD. 03.06.1997 T. 1997/3258 E. 1997/3785 K.) (15. HD. 11.3.1993 T. 1993/903 E. 1993/1183 K.)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) Atilla Saral vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Alacaklı Atilla Saral tarafından borçlu Par Bovyat aleyhine yürütülen İcra takibi sırasında 5.8.1999 ve 7.10.1999 tarihlerinde evde haczedilen mallar hakkında İİK. 96 ve onu izleyen maddelere dayalı olarak 3. kişi durumundaki Gaye Öztezcan Mahide Saxer ve Kaan İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan istihkak davası (toplanan delillere) göre kabul edilmiş ve karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 1982 günlü T.C. Anayasasının 141. maddesinde tüm mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli yazılacağı kuralı benimsenmiş HUMK. nun 388/3 maddesinde gerekçe de nelerin bulunması gerektiği 5 bent altında açıklanmıştır. Kararın gerekçeli bölümünde tarafların iddia ve savunmaları ile kanıtlar tartışılıp varılan sonuç Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açıklanmalıdır. Bu nitelikleri taşımayan gerekçe kanunun aradığı gerekçe değil sözde gerekçe sayılır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. (21.H.D. 3.6.1997 tarih 3258-3785 s. karar, 15.H.D. 11.3.1993 tarih 903-1183 S. Karar) Mercii kararı öncelikle gerekçeden yoksun bulunmakla usul ve kanuna aykırıdır.
2- Kabule göre de,
a- Davacı Kaan İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Sarıyer İcra Tetkik Mercinin 1999/199 Esas s. dosyası ile 5.8.1999 günlü haciz tutanağındaki bir kısım büro eşyaları yönünden 11.10.1999 gününde dava açılmışsa da haciz sırasında davacı şirket ortağı Gaye Öztezcan hazırdır.
Bu durumda davacı şirketin hacizden aynı tarih haberdar olduğunun kabulü gerekir. İİK. 96/3. maddesinde haczin yapıldığını öğrenen 3. kişinin 7 tarih içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği öngörülmüştür.
Bu halde davacı 3. kişi şirket İİK. 96. maddesinde yazılı 7 günlük hakdüşürücü süreyi geçirdiğinden davanın süre yönünden reddi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı re'sen dikkate alması gerektiği bu hususu gözden kaçırması usul ve kanuna aykırıdır.
b- Davacı 3.kişi Mahide Soxer ise; haciz yapılan evi içerisindeki eşyalarla birlikte satın aldığını ve bilahare borçlunun karısına kiraladığını ileri sürmüşse de tapu kayıtlarında bu konuda herhangi bir açıklık olmayıp, eşyaların satışına ait herhangi bir belge de ibraz edilmemiştir. Adi nitelikteki kira sözleşmesinde yer alan demirbaş eşya listesine dosya içinde rastlanmamıştır. Kaldı ki ibraz edilen bu belge adi nitelikte olup HUMK. 299. maddesi gereğince yalnızca taraflarını bağlayıcı olup 3. kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği de dikkate alındığında adı geçen davacı 3. kişinin davasını ispatlayamamış olduğu anlaşılmakla davanın bu davacı yönünden de reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
c- Davacı Gaye Öztezcan ise borçlu kocasından boşandığını belirterek bir kısım ev eşyaları üzerinde istihkak iddiasında bulunmuştur. Boşanma borç doğumundan sonra ve anlaşmalı olup davalı alacaklı tanıklar boşanmadan sonra davacı ve borçlunun birlikte yaşamaya devam ettiğini ifade etmişlerdir.
Şu halde mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacının karinenin aksini ispatlamak yönünde ibraz ettiği fatura tek başına yeterli olmayıp borcun doğumundan sonraki mal satışı ve bilahare kiralanması açıkça borçlunun mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini ortaya koymaktadır.
Hal böyle olunca davacı 3. kişilerin davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy