(743 S. K. m. 24/a)
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 28. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.1.1998 gün ve 1997/345 E. 1998/1 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.11.1998 gün ve 1998/4917-8985 sayılı ilamı ile;(...Davacı, davalıların idare mahkemesine ait kararı uygulamadıklarını belirterek uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece kararın uygulandığı gerekçesi ile istem reddedilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığınca, 13.9.1996 tarihinde yayınlanan genelge ile 1996 yılı ikinci öğretmen atamalarına ilişkin koşullar belirtilmiştir. Genelgede sınıf öğretmenliği için alınacak olanlar belirtildikten sonra işletme ve iktisat fakülteleri hariç koşulu da getirilmiştir. Davacıda işletme bölümü mezunu olduğu için genelgenin ilgili bölümünün iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile idari yargıya başvurmuştur. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, Danıştay 12. Dairesinin 22.11.1996 gün ve 1996/2937 E. sayılı ret kararına karşı davacının itirazını yerinde görerek adı geçen dairenin ret kararını kaldırmış, 17.1.1997 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Davacı bunun üzerine 14.2.1997 tarihinde idareye başvurmak suretiyle atanmasını istemiştir. Bu başvuruyu davalılardan Ayhan İlter imzası ve diğer davalı adına 11.3.1997 de verilen cevapta her yıl kamuoyuna öğretmen alımı konusunda duyuru yapıldığı, duyuruyu müteakip belirtilen şartlar dahilinde müracaat ettiğiniz takdirde dileğiniz incelenecektir şeklinde oyalayıcı ret hükmündeki iradesini yansıtan bir cevap verilmiştir. Davacının 28.3.1997 günlü dilekçesine de davalıdan İ. Şeniz 31.3.1997 tarihinde verdiği cevapta Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun söz konusu kararı üzerine ilgili genelgemizde gerekli düzenleme çalışmalarına başlanmış olup bu konuda çalışmalar sonuçlandığında ayrıca tarafınıza bilgi verilecektir şeklinde cevap verilmiştir.
Davalı İ. Şeniz 13.6.1997 günlü cevabında davacının atanacağını ve belgelerini getirmesini istemiştir. Atanması 19.11.1997 tarihinde yapılabilmiştir.
Yukarıya aktarılan somut olayın özelliğinden de anlaşılacağı üzere davacının 1996 yılı 2. öğretmen atamaları içinde yer alması gerektiği anlaşılmaktadır. Çıkarılan genelge ile dışında tutulmak istenmiş ise de, anılan genelgenin uygulanmayacağına idare mahkemesince 27.12.1996 gününde karar verilmiştir. Karar, davalılara bildirilmiş olmasına rağmen yaklaşık bir yıl sonra uygulanabilmiştir.
Diğer bir yönde, davalıların yürürlüğe koyduğu genelgenin hukuka aykırılığı da sonradan belirlenmiştir. Davacı, hem hukuka aykırı bir genelgenin ilgili bölümünü iptal ettirmek sorunu ile baş başa bırakılmış hem de bu genelgenin iptaline karşın, davacının oyalanarak, uygulanmadığı açıktır. Böylece davacı, davalıların bu eyleminden dolayı bir yıl gibi gecikme ile işe alınabilmiştir.
Davalıların savunduğu gibi idare, dilediğini almak veya almamakta takdir hakkına sahip değildir. Davacının özel bir engeli bulunmadığına göre emsalleri ve eşitleri ile birlikte işe alınmalıdır. Nitekim sonradan işe alınırken daha önceki müracaatından ayrı olarak başkaca bir koşul aranmamıştır. En azından davalıların hukuka aykırı olan genelgenin iptalinden hemen sonra davacıyı gecikmeksizin işe başlatmaları gerekirdi. Bunu yapmamışlardır. Ta ki eldeki davanın açılmasından sonra davacı işe alınmıştır.
Somut olayda bir yargı kararının uygulanmadığının tipik bir örneği görülmüyorsa da, davalıların davranışında, karara karşı direndikleri bu yüzden davacının zarar gördüğü açıktır. Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin ret kararı yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 17.1.1997 gün, 1997/3 sayılı kararının davacının hemen atanmasını sağlayacak bireysel bir karar bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan, başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy