(818 S. K. m. 106, 108, 355, 358, 360)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Edirne Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3/11/1998 gün ve 1997/355 E. 1998/595 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13/3/1999 gün ve 1999/605 E. 1999/1044 K. sayılı ilamı ile; (... Yanlar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde, (sıva işçiliği beğenilmediği takdirde sözleşmenin kooperatifçe, hiçbir ödeme yapılmaksızın tek taraflı feshedileceği) kabul edilmiştir. Davalı, 11/8/1997 günlü bildirimi ile, işin zamanında teslim edilemeyeceği kanaatiyle sözleşmenin feshedildiğini bildirmiş ve fesih nedeni olarak da sözleşmenin 6. maddesine dayanmıştır. Yine sözleşmesine göre işe 1.9.1997'de başlanacaktır. Kooperatif işe başlanmadan ve davacının sözleşme konusu işte yapması muhtemel işçiliği beğenmemesi durumunda akdi fesih hakkı mevcutken davacının başka bir işini beğenmediğini belirterek sözleşmeyi feshettiğini belirtmektedir ki nasıl yapılacağı belli olmayan bir işin işe başlamadan beğenilmediği ileri sürülerek yapılan feshin haklı olduğu kabul edilemez. Esasen davacının yaptığı başka işin işçiliğinin kötü olduğu da ispatlanmış değildir. Bu durumda mahkemece akdin haksız feshedildiğinin kabulü ile davacının taleplerinin incelenmesi bakımından bilirkişi tetkikatı yaptırılıp sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Aksine görüşle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 27.10.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy