(3303 S. K. m. 1) (8 HD. 23.12.1997 T. 1997/3735 E. 1997/8926 K.)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1- Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: 1069, 1203 ve 1348 parsellerin ormanla ilgisi bulunmadığı ve edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından bu parsellerle ilgili hükmün onanmasına, 1857 parsele gelince; bu parselin kuzeyinde orman vardır ve dava sırasında orman tahdidi yapılmış olup, dava orman tahdidine itiraz davası niteliğindedir. Bu parselle ilgili davaya bakmak görevi kadastro mahkemesine aittir denmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı ile dosyayı kadastro mahkemesine göndermiş, kadastro mahkemesinde davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 330 m2'sinin orman niteliği ile Hazine, 5290 m2'sinin gerçek kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit gününden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Davanın devamı sırasında yapılan orman tahdidi vardır.
1- A- Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.12.1997 günlü bozma kararında orman kadastrosu girmiş olması sebebiyle genel mahkemenin görevsiz olduğunu belirlemiştir. Ne var ki; görevsizlik kararı yalnızca orman tahdidi açısından geçerli olup, kadastro mahkemesinin tescil kararı vermesi olanaksızdır. Mahkemece ulaşılan sonuca göre, taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, (A) ile işaretli 330 m2'lik kesimin orman niteliğinde Hazine adına tescili yolunda kurulan hüküm doğrudur.
1- B- Ancak, (B) ile işaretli 5260 m2'lik kesimin kadastro mahkemesince tesciline karar verilemeyeceği cihetle bu yönden kararın bozulması gerekmiştir.
1- C- Kabule göre de, 3303 S. Kanun gereği toprağın altındaki madenlerin devlete ilişkin olması sebebiyle beyanlar hanesine yalnızca (toprak altındaki madenlerin devlete ilişkin olduğunun karar yerinde belirlenmesine) cümlesinin yazılması gerekirken, tazminatla ilgili olacak biçimde şerh konulması da doğru değildir.
Sonuç: 1- Yukarda 1-A bendinde açıklanan nedenlerle; 330 m2'lik kesimin orman olduğu belirlenmiş olup, yönetimlerin temyizi bu kesime yönelik değildir.
2- Yukarda 1-B ve 1-C bentlerinde açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün değinilen nedenlerle ve (B) bölümü için BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde Orman Yönetimine iadesine 16.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy