(6831 S. K. m. 2/B) (5602 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 275, 363)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.03.2001 gün ve 1997/54 E. 2001/114 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 26.04.2002 gün ve 2002/3082-5285 sayılı ilamı ile;
(...Dava, 3302 sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla, Hazine yararına orman sınırları dışına çıkarılan yerin davalılar adına olan kayıtlarının iptaliyle tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde çalı, yabani erik, kocayemiş, alıç, meşe, kestane gibi ağaçların bulunduğu, eskiden beri ekilip-sürülmediği ve yapılaşmada olmadığından bahisle bilirkişilerin raporlarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne kararı verilmiştir. Davalıların temyizi üzerine, yerel mahkeme hükmü Dairenin 18.9.2001 tarih ve 2001/7391-9278 esas karar sayılı kararıyla açıklamalı olarak onanmıştır. Bu kez davalıların karar düzeltme istekleri üzerine yeniden yapılan incelemeyle ve noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belge ve üst yazıdan: 5602 sayılı Yasaya göre 1958 yılında yapılan ve 1959 yılında kişiler adına kesinleşen 13 nolu ana kadastral parselin 1984 yılında gerçekleştirilen orman tahdidi ve nitelik yitirme işleminin kapsamına alınıp alınmadığının açıkça saptanmasını zorunlu kılmaktadır. Öte yandan dosyada mevcut uzman bilirkişilerin rapor ve eki krokilerden bu hususun açıklığa kavuşturulduğunu söyleyebilmek olanağı yoktur. Başka anlatımla, bilirkişi raporları değinilen yön itibariyle kesinlik taşımamaktadır. Nitekim Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünün 08.03.2002 tarih ve 760 sayılı yazılarından ... 13 nolu ana kadastral parselle ilgili bir çalışma yapılmadığı ... anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, konunun uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılması; çekişmeli 13 nolu ana kadastral parselin (ifrazla oluşturulan 1471 ila 1487 nolu parsellerin) 1984 yılında yapılan çalışmalarda işleme tabi tutulup tutulmadığının açıkça saptanması; önceden verilen bilirkişilere ait raporlardaki duraksamanın giderilmesi ve ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, değinilen hususlar tam bir açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Değinilen yönler karar düzeltme talebi üzerine bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakla, davalıların karar düzeltme isteğinin H.U.M.K.'nun 440. maddesi uyarınca kabulüne, Dairenin 18.9.2001 tarih ve 2001/7391/9278 esas-karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.3.2001 tarih ve 1997/54 - 2001/114 esas-karar sayılı kararının açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekilleri
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.12.2002 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
2896 Sayılı Yasa, daha önce yapılan orman kadastrosu sırasında her hangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılmış olan ormanların yeniden orman sınırı içine alınmasına olanak tanımıştır. İşte bu nedenle, çekişmeli taşınmaz 1984 yılında 2896 Sayılı Yasa ile orman sınırı içine alınmış ve yasada öngörülen süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açılmadığından işlem kesinleşmiş ve kişilerin da yandığı tapu kaydı yasal değerini yitirmiştir.
Dosyaya sunulan Prof. Dr. Ünal Asan, Prof. Dr. S.A. ve Doç. Dr. A.K. tarafından düzenlenen 14.01.2001 tarihli raporda bu durum açıklanmış olmakla önceki raporlarla çelişki de giderilmiştir.
Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünün 08.03.2002 günlü yazısında; 2896 Sayılı Yasa döneminde 2/B çalışması yapılmadığı bildirilmiştir. Ancak, 3302 Sayılı Yasa döneminde 2/B madde çalışması yapılarak orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Sözü edilen yazıdan da bu anlaşılmaktadır. Mahkeme kararı bu gerekçelerle onanmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy