(6831 S. K. m. 17/2)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Kadastro Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 2.12.1999 gün ve 1997/73 E. 1999/128 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 12.6.2000 gün ve 2000/5200 E. 5592 K. sayılı ilamiyle; (...Kadastro sırasında Payamlı köyünde 130 ada 24 parsel sayılı 1193 m2 yüzölçümlü taşınmazın 422 nolu vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle zeytinlik olarak davalı adına tesbiti yapılmıştır. Orman Yönetimi orman savı ile dava açmış, mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Yönetim tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın dört tarafı 130 ada 28 sayılı orman parseli ve orman olarak sınırlandırılan alan ile çevrilidir. Bu haliyle taşınmaz orman içi açıklığı niteliğinde ve orman bütünlüğünü bozmaktadır. Çekişmeli parsele dayanak yapılan 422 nolu vergi kaydının ise, miktarından fazla başka tutanağı kesinleşmiş parsellere revizyonlu olduğu gözlenmiştir.
6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi öncesi de orman olmayan orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılmasına olanak vermez. Ormanların korunmasına ilişkin bu yasa hükmüne göre dört yönden ormanla çevrili olan miktarına göre orman bütünlüğünü bozucu nitelikteki taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar vermek gerekirken yasaya aykırı düşen bilirkişi görüşüne değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.12.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy