(506 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasındaki "istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Susurluk asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 6.7.1999 gün ve 1998/136 E. 1999/167 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.10.1999 gün ve 1999/7356-7543 sayılı ilamı ile;
(...Davacı Kurum davalıya ödediği 15.9.1989-23.4.1998 arası 117.493.917 TL. ölüm gelirinin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı kanunun 24. maddesidir.
Dosya içeriğine göre; davalı baba Osman, oğlu Zeki'nin 1.9.1989 tarihinde trafik-işkazası geçirerek ölümü neticesinde oğlunun bakımına muhtaç olduğuna dair beyan ve taahhüt belgesi imzalayarak 15.9.1989-23.4.1998 tarihleri arasında 117.493.917 TL ölüm geliri almış olup bilahare 23.1.1998 tarihli müfettiş tahkikat raporuna istinaden bakıma muhtaç olmadığı saptanıp gelir tahisi iptal edilip, ödenen paranın istirdadı cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.
Fakat, davalının oğlunun ölümüne istinaden kurum tarafından işveren Şeker Fabrikası A.Ş aleyhine açılan ilk rücu ve artış dosyalarında 500 küsür milyon tahsil ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Sosyal Sigortalar Kurumu alacağını fazlasıyla tahsil ettiğine göre sebepsiz zenginleşmeye meydan verebilecek bir şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.10.1999 gün ve 1999/7356-7543 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle davacı kurumun malvarlığında bir eksilmenin saptanmamış bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 26.04.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy