(3402 S. K. m. 12, 46)
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.10.1998 gün ve 1998/154 E., 1998/755 K. sayılı kararın incelenmesi davalı A. Bıyık ve çocukları vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 20.04.1999 gün ve 1999/1943-3578 sayılı ilamı ile; (...Davacılar, 595 parselin tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Asiye Bıyık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 595 parsel 04.10.1960 tarihinde hazine adına tesbit edilmiş ve tutanak 18.12.1963 tarihinde kesinleşmiştir. Davalıların murisi ve babası Ferhat Bıyık'ın Hazine aleyhine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası sonunda 24.12.1991 gün 505/627 esas ve karar sayılı hükümle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu hüküm Yargıtay 8. Hukuk dairesince onanarak karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın 05.01.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1986 yılında vefat eden ortak muris Ziya'dan kaldığını onun tarafından imar ve ihya edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacılar tesbitten önceki sebebe dayanmış olmaktadırlar. Bu durum da davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 ve dayanılan sebep bakımından 46. madde ile getirilen süre içinde açılıp açılmadığının göz önünde tutulması gerekir. Bu maddelerde belirtilen sürelerin istekte bulunan her kişi bakımından ayrı ayrı dikkate alınması gerekir. Tutanağın kesinleştiği 18.12.1963 tarihinden bu davanın açıldığı tarihe kadar anılan maddedeki süre geçmiş bulunduğuna göre davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ne var ki, davalıların bir bölümü davayı kabul ettiklerine göre kabul beyanında bulunan davalıların bu beyanları göz önünde tutularak hüküm tesisi, diğer davalılar yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek reddine karar verilmesi gerekmektedir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDENLER: Davalı Asiye Bıyık, Nurdan Bıyık, Fatih Bıyık vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı A. Bıyık, N. Bıyık, F. Bıyık vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,
direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.06.2001 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy