(1475 S. K. m. 17)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 07.09.2000 gün ve 1998/1669 E. 2000/539 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2001 gün ve 2000/16800 E. 2001/1260 K. sayılı ilamıyla;
......Davacı, davalı aleyhine açılan başka bir dosyada tanıklık yaptığından dolayı işverence iş aktinin 30.9.1998 tarihinde feshedildiğini iddia etmiş ve mahkemece de bu iddia yerinde görülerek İstanbul 2. İş Mahkemesinin 1997/830 Esas sayılı dosyaya ait 23.11.1998 tarihli oturumunda, davacının davalı aleyhine tanıklık yaptığı için 30.09.1998 tarihinde iş aktinin haksız olarak feshedildiğini kabul ederek ihbar ve kıdem tazminatlarını hüküm altına almıştır.
İş aktinin fesih tarihi 30.09.1998 olarak kabul edildiğine göre bu tarihten sonraki bir tarih olan 23.11.1998'deki davacının tanıklık beyanına dayanılarak iş aktinin feshedildiğinin kabulü hatalıdır.
Öbür taraftan davalı işveren davacının 01.10.1998 tarihinden itibaren mazeretsiz olarak işe gelmediğini belirterek iş aktinin 07.10.1998 tarihinde haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Bu durumda davacının işveren aleyhinde tanıklık yaptığına dair başka bir dosyanın bulunduğu yerden celbedilmesi ve tarafların gösterdikleri tüm delil ve belgeler toplanıp birlikte değerlendirildikten sonra bir sonuca gidilmesi gerekir.... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine tanıklık yaptığı için iş aktinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiş, davalı işveren iş aktinin davacının mazeretsiz olarak işe gelmediğinden haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkeme, İstanbul 2. İş Mahkemesinin 97/830 Esas sayılı dosyasında 23.11.1998 tarihli oturumda davacı davalı aleyhine tanıklık yaptığı için 30.09.1998 tarihinde iş aktinin haksız feshedildiğini kabul ederek ihbar, kıdem tazminatının tahsiline karar vermiştir.
Özel Daire, İş aktinin fesih tarihi 30.09.1998 olarak kabul edildiğine göre bu tarihten sonraki bir tarih olan 23.11.1998 de davacının tanıklık beyanına dayanılarak iş aktinin feshine karar verilmesinin hatalı olduğu, işverenin davacının 01.10.1998 tarihinden itibaren mazeretsiz olarak işe gelmediğini belirterek iş aktinin 07.10.1998 tarihinde haklı olarak feshedildiğinin savunulduğu, bu durumda davacının işveren aleyhine tanıklık yaptığına dair başka bir dosyanın bulunduğu yerden celbedilmesi ve tarafların gösterdikleri tüm delil ve belgeler toplanıp birlikte değerlendirildikten sonra bir sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, mahkeme önceki kararda direnmiştir.
Davacı vekili, bozmadan sonraki 22.05.2001 tarihli oturumda davacının işveren aleyhine tanıklık yaptığı İstanbul 2. İş Mahkemesinin 98/830 Esas sayılı dosyasından başka bir dosyanın mevcut olmadığını beyan ettiğine göre mahkemece, iş aktinin işverence haklı feshedildiğinin kabulü ile davanın REDDİNE karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Dairenin bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy