(743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki ortak yere elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.03.1999 gün ve 1998/173 E. 1999/347 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 06.07.1999 gün ve 1999/6836-9418 sayılı ilamı ile bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairenin bozma ilamında, mahkemece hükme esas alınan ek raporda projede yer alan 4. kat garajının anayapının ortak kullanımına ait olduğu belirtildiği halde, bu saptamanın dayanağı proje değişikliği ve nedeni araştırılmadan, davalının 4. bodrum kattaki garaja da vaki el atmasının önlenmesine karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilmiştir.
Bozma üzerine, mahkemece Kadıköy Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereler verilen cevaplarda, binaya ait projenin 01.12.1989 tarihinde tasdik edildiği ve 4. bodrum katta bina konutlarının dışında, herhangi bir bağımsız bölüme ait eklenti yapılmayacağından, ancak binaya ait kapalı otopark yapılabileceğinden, projenin tasdiki aşamasında, düzeltme yapılarak buranın binaya ait otopark olduğu şerhinin düşüldüğü bildirilmiştir.
Belediyeden gelen yazı cevaplan doğrultusunda bilirkişi kurulundan alınan ek raporda, ana binaya ait tapudaki projede 4. bodrum kattaki kapalı garajın işyerlerine ait kapalı garaj ibaresi çizilerek, yerine binaya ait kapalı garaj ibaresinin yazılmış olduğu ve bu değişikliğin, belediye raportörü tarafından yapılıp keselendiği, ayrıca bir proje tadilatının olmadığı, bu otoparka iniş rampasının da inşaat sırasında yapılmamış olduğu belirtilmektedir.
Yargıtay uygulamalarında, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisinde belediye imar müdürlüklerinde bulunan ve bu müdürlüklerce onanan projeler asıl proje niteliğindedir. Tapu Sicil Müdürlüğündeki proje ile belediyedeki projenin farklılık arzetmesi durumunda, belediyedeki orijinal projenin esas alınması gerektiği ilkesi benimsenmiş olduğuna göre, somut olayda belediye yazısında da belirtildiği gibi dava konusu garajın projesinde işyerine değil, binaya tahsis edildiği anlaşıldığından, davanın kabul edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy