(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 9.12.1998 gün ve 1998/200 E., 1998/842 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11.11.1999 gün ve 1999/2210-4027 sayılı ilamı ile;
(...Dairemizin 12.3.1998 gün ve 1998/600-913 sayılı bozma kararında; iptal olunan 12800 parseldeki davalı şirkete ait 1468/2032 pay içerisinde 1152 parselden gelen hissenin de bulunduğu, davalının bu payı başka bir sözleşmeden geldiğinden anılan parseldeki davalı hissesinin, iptali istenen 12800 parseldeki davalıya ait 1468 payın ne kadar miktarına tekabül ediyor ise o miktarının bilirkişiye hesap ettirilerek, tesbit edilen bu payın iptali istenen sözleşme ile ilgisi bulunmadığı da gözönünde bulundurulmak suretiyle davanın bu paya yönelik bölümünün reddine karar verilmesi gerekeceği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş bulunduğuna göre, 1152 parselden gelen davalı payının dikkate alınması gerektiği hususu davalı yan yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. Mahkemece bu kurala uyulmadan 12800 parseldeki davalıya ait 1468 payın tamamının iptaline karar verilmiştir.
Yukarıda sözü edilen bozma ilamında, denetlemeye uygun doğru bir raporun alınabilmesi için, seçilecek bilirkişinin Tapu Sicil Müdürlüğünde çalışan elamanlardan ve bu işten anlayan birisi olmasına da işaret edilmişti. Mahkemece tensip edilen bilirkişi Erdal Özbakır, Harita ve Kadastro Mühendisi olup uhtesine tevdi edilen görev teknik bir konuyu ilgilendirmemektedir. Tasarrufi işlemlerin dökümü ve sonucunu gösterir biçimde denetlemeye uygun bir rapor Tapu Sicili Müdürlüğünde çalışan tasarruf konusunda uzman elamanlardan seçilecek bilirkişiden istihsal edilebilirdi. Bilirkişi Erdal Ö.'ın düzenlediği 20.7.1998 günlü rapor, 1152 parselden gelen davalı payının, 12800 parseldeki payının ne miktarına isabet ettiğini denetlemeye elverişli değildir.
Davada iptali istenen davalıya ait 1468/2032 pay 12800 parselde yer almaktadır. 12800 parsel 407,86 m2 dir. 12800 parsel, 1152 parselden ifrazlı 12797 parsel ile, 6933 parselden ifrazlı 12799 parsellerin tevhitleri ile oluşmuştur. Bunlardan 12797 parseldeki davalı payı 1152/1568 dir. 12797 parsel 139,11 metrekare olup mesahada davalı payına isabet eden miktarı 102,20 metrekaredir. Tevhide konu 12799 parsel ise 268,75 metrekare olup davalıya ait 318/464 paya mesahada 184,18 metrekare alan isabet etmektedir. Tevhide konu her iki parseldeki davalı paylarına isabet eden alan toplamı 286,38 metrekare olup bu birim alana 12800 parselde 1468/2032 pay isabet ettirilmiştir. Davalı şirketin, dava dışı 1152 parselden gelen ifrazlı 12797 parseldeki payına isabet eden alan miktarı 102,20 metrekare olduğuna göre, sözü edilen bu 102,20 metrekare alana, davaya konu 12800 parseldeki 1468/2032 payının ne miktarının isabet ettiği basit orantı hesabı ile belirlenebilir olmaktadır. Buna göre; Davalıya ait 1468 paya 286,38 metrekare yer isabet ederse, 1152 parselden gelen 102,20 metrekareye 523 payın isabet ettiği matematiksel olarak belirlenmiş olur. Bütün bu açıklamalardan ortaya çıkan sonuca göre, davada iptaline karar verilmesi gereken pay oranı (1468-523=945) 945/2032 olup bu kadar miktar payın iptaline karar verilecek yerde, davalı şirketin 1152 parselden tevhitler sonucu 12800 parsele yansıyan 523/2032 payını da kapsar biçimde iptale karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11.11.1999 gün ve 1999/2210-4027 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle davalı yüklenici şirketin dava dışı 1152 parselden gelen ve tevhitler sonucu dava konusu 12800 parsele yansıyan payının hesaplanması ve tesbitine ilişkin işlem teknik ve uzmanlığı gerektirir bir işlem olduğundan (HUMK. md.275) Özel Dairece bu konuda kesin sonuca kavuşulur şekilde hesaplama yapılması ve buna dayanılarak sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. O nedenle bozma kararında az yukarda açıklanan konuda yapılmış hesap ve bunun sonucuna itibar edilmeden konusunda uzman Tapu Sicil Muhafızlığından seçilecek bir bilirkişiye inceleme yaptırılmalı, bozmanın diğer yönleri doğrultusunda hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Yerel mahkemenin kararı açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 03.05.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy