(4722 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 507) (YHGK. 30.03.2005 T. 2005/2-206 E. 2005/213 K.) (YHGK. 08.12.2004 T. 2004/2-661 E. 2004/654 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tenkise dayalı tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 04.04.2003 gün ve 1998/290 E. 2003/225 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2003 gün ve 2003/10982-16518 sayılı ilamı ile;
(...1- 4722 Sayılı Kanunun 17. maddesi gereğince mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir Mirasbırakan Rasim 01.12.1997 tarihinde vefat ettiğinden olayda Türk Kanunu Medenisi uygulanacaktır.
2- Davacı temlik konusu taşınmaz bağımsız bölüm, tarla, arsa ve inşaat yapım ve alım bedellerinin yine mirasbırakan Rasim tarafından ödendiğini kanıtlayamadığı gibi bu temliklerin mirasbırakan tarafından saklı payları zedeleme kastıyla yaptığını bedelsiz ve bağış olduğunu da kanıtlayamamıştır. Türk Kanunu Medenisinin 507/4. maddesi koşulları oluşmadığından davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
3- Kabule göre de, gerek Aksaray'da Mustafa'ya alındığı iddia edilen bağımsız bölüm ve gerekse Silivri'de davalı Üzeyir'e alındığı iddia edilen taşınmazlar yönünden iddiaya göre temlik edilen şeyler taşınmaz olmayıp, bunların bedelleri olduğundan tenkis hesaplarında bu bedellerin nazara alınması gerekirken taşınmazların diğerlerinin nazara alınması bozmayı gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili
Hukuk Genel kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 08.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy