(3194 S. K. m. 18)
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/1999 gün ve 1998/337 E. 1999/129 K. sayılı kararın incelenmesi davacı asil tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2000 gün ve 2000/2989-5069 sayılı ilamiyla; (...Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, İmar Yasası uyarınca yapılan düzenleme sonunda imar yoluna dönüştürülen ve kamulaştırma işlemi yapılmadan bahçe duvarını yıkıp yol açarak zarar veren davalılardan meydana gelen zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece Divriği Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, yıkılan duvarın eski hale iadesine, olmadığı takdirde kişisel kusuru nedeniyle verdiği 8.875.280 lira zararın davalılardan Belediye Başkanı Muharrem Yağbasan'dan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile alınmasına karar verilmiş;karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden, Divriği Belediye Başkanı olan davalı Muharrem Yağbasan'ın bu eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığına göre, bu kişinin diğer davalı Belediye Başkanlığını temsilen haksız eylemde bulunduğu, bu nedenle diğer davalı Belediye Başkanlığının da haksız eylem sonucu verilen zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru değildir. Ayrıca yıkılan duvarın dava tarihindeki eski haline getirme bedeli olan 209.402.836 liranın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, 8.875.280 liranın alınmasına karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Yerel mahkeme kararının anılan nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı asil
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; MK.nun 48. maddesinde; Tüzel kişiliğin iradesinin organları vasıtası ile kullanılacağı ve organların hukuki tasarrufları ve herhangi diğer eylemleri ile tüzel kişiyi yükümlülük altına sokacakları açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda davalılardan Belediye Başkanının kamulaştırma ve İmar Yasasının 18. maddesi uygulamasına ilişkin herhangi bir idari karar bulunmadan davacıya ait bahçe duvarını yıktırmak suretiyle dava konusu zararı oluşturduğundan kişisel sorumluluğu olduğu gibi, MK.nun yukarıda belirtilen 48. maddesi gereği Belediye tüzel kişiliğinin de müteselsilen sorumlu bulunduğunda duraksama yoktur. O halde;yerel mahkemenin direnme kararına dayanak yaptığı Anayasanın 129/5. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığının kabulü gerekir.
Davalı Belediye Başkanının eylemi salt kişisel kusura bağlı haksız fiil mahiyetinde bulunmamaktadır. Ancak hiçbir yasal nedene dayanmadan davacıya ait duvarın yıktırılması ile oluşan zararın-dava tarihi esas alınarak-hesaplanacak objektif değerinin davalılardan tahsili zorunludur. Zira, davacı yıktırılan bahçe duvarının yeniden yaptırılarak eski haline getirilmesini bu mümkün olmadığı takdirde rayiç değerinin (ifa menfaatinin) ödenmesini talep etmiş olup, tazminat hukukunun ana ilkesi, gerçek zararın dava tarihine göre hesaplanıp ödetilmesidir.
Hukuk Genel Kurulunun 01/07/1977 gün ve 3266/684 sayılı ve kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat konulu kararında benimsendiği üzere dava konusu duvara elkonulup yıkıldığı gündeki nitelikleri saptanıp dava gününe kadar geçen süre içindeki değer artış oranları-malzeme-işçilik-nakliye giderleri- dava tarihi itibari ile değerlendirilip gerçek zarara hükmedilmesi gerekir. Belirtilen nedenlerle, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı asilin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 16/05/2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy