(743 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bekilli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 12.3.1999 gün ve 1998/37 E., 1999/18 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 18.1.2000 gün ve 1999/9045 E., 2000/188 K. sayılı ilamiyla; (...Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı temyiz etmiştir.
Şikayet hakkı Anayasada düzenlenmiş bir haktır. Şikayet nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek, şikayet edilenler tarafından açılan tazminat davalarında şikayet hakkının dolaylı da olsa bir emareye dayalı olarak kullanıp kullanılmadığı, araştırılmalıdır. Şayet şikayet konusu iddialarla ilgili olarak emare varsa şikayetin haklı olduğu sonucuna varılabilir. Şikayete konu iddiaların doğruluğu belirlenmiyorsa, şikayette bulunmayı haklı kılabilecek bir emare bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Herhangi bir emare olmaksızın şikayet yapılması durumunda şikayet hakkı kötüye kullanılmış sayılır. Emare bulunması durumunda ise şikayet hakkının hukuka uygun olarak kullanıldığı kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda, davalının davacıyı valiliğe şikayet ederek somut yer ve isimler ile olaylar bildirmek suretiyle iddialarda bulunduğu görülmektedir. Şikayet nedeniyle davacının valiliğe savunma bildirdiği de dosyadan anlaşılmaktadır. Valilikçe yapılan soruşturmanın sonucu araştırılarak ve şikayet konusu olaylar hakkında bu davada dinlenen tanık beyanları da değerlendirilerek şikayetin haklı olup olmadığı, şikayeti haklı gösterebilen emare bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yukarıdaki ilkelere ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalının şikayet dilekçesi üzerine yapılan idari soruşturma sonucunun tahkik ve toplanan kanıtlar ile tanık anlatımları birlikte değerlendirilerek şikayetin haklı olup-olmadığı konusunda değerlendirme yapılmasının zorunlu bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayrıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULAMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy