(818 S. K. m. 158)
Taraflar arasındaki maaş farkı, ikramiye, tazminat, cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.07.1999 gün ve 1998/40 E. 1999/465 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.11.1999 gün ve 1999/15188 E. 1999/17988 K. sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı işveren arasında 01.01.1987 tarihinde beş yıl süreli hizmet akti yapılmıştır. Bu beş yıllık süre sona erdikten sonra sözleşme aynı şartlarla tarafların ortak iradeleri ile sürdürülmüştür. Taraflar arasındaki hizmet akdi ilişkisini devam ettiği sırada işyerinin İstanbul'dan Adana'ya nakledilmesi üzerine davacı davalının yeni işyerine gitmeyerek mevcut akti feshetmiştir. Davacı sözleşmenin 11. maddesinde öngörülen cezai şartı istemiş bulunmaktadır. Anılan madde de hizmet akti işveren tarafından tek taraflı feshedilmesi veya süresinin uzatılmaması halinde davalının son bir aylık net maaşının sekiz katı oranında ödeme yapması öngörülmüştür. Yukarıda belirtildiği gibi hizmet akti davalı işveren tarafından değil de davacı tarafından feshedildiğine göre bu tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu yönden bozulması gerekir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, maaş farkı, ücretli izin, ikramiye, sözleşmenin erken feshi nedeniyle 7 maaş karşılığı tazminat, 8 maaş tutarı cezai şart alacağının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında hizmet akdi devam ettiği sırada davalının işyerini İstanbul'dan Adana'ya nakletmesi üzerine davacının yeni işyerine gitmeyerek akdi feshettiğini ileri sürerek maaş farkı, ücretli izin, ikramiye, tazminat ile birlikte sözleşmenin 11. maddesinde öngörülen cezai şartın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, Özel Dairece, hizmet akdinin davalı işveren tarafından değil, davacı tarafından feshedildiğine göre davacı yararına cezai şarta hükmedilmesi doğru bulunmayarak karar bu yönden bozulmuştur.
Davacı işçi ile davalı işveren arasında 01.01.1987 tarihinde 5 yıl süreli hizmet sözleşmesi yapıldığı, bu 5 yıl sona erdikten sonra sözleşmenin aynı şartlarla devam ettiği hususunda yerel mahkeme ile özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin görev yeri başlıklı 5. maddesinde ... işveren işgöreni rızası dışında görev yerini daimi olarak değiştiremez. Aksi takdirde işbu sözleşmenin cezai şartları işgören lehine uygulanır. Hükmü yine ortak hükümler başlıklı 9. maddenin 3. bendinde: İş Kanunun işgörene tanıdığı bildirimsiz fesih hakkı doğuran şartların herhangi birisinin meydana gelmesinde veya işverenin mevcut işi her ne sebeple olursa olsun geçici veya devamlı tatil veya tasfiye etmesi halinde cezai şartlar işgören lehine uygulanır. hükmünü taşımaktadır.
O halde, taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda anılan maddeleri gereği sözleşmenin 11. maddesindeki cezai şartların davacı işçi lehine uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yerel mahkemenin hizmet sözleşmesinin 5 ve 9. maddelerine göre davacının cezai şart alacağının tahsilinin yerinde olduğuna ilişkin direnme yerindedir.
Ne var ki, hükmedilen cezai şart miktarı özel Dairece denetlenmemiş olup, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmek üzere dosya dairesine gönderilmelidir.
Yukarıda açıklandığı üzere direnme kararı yerinde ise de cezai şart miktarı incelenmek üzere dosya 9. hukuk dairesine gönderilmesine, 17.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy