(743 S. K. m. 641) (3402 S. K. m. 16) (4342 S. K. m. 4)
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.04.1999 gün ve 1998/500 E. 1999/205 K. sayılı kararın incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.1999 gün ve 1999/8829 E.- 1999/9973 K. sayılı ilamı ile;
...Kadastro sırasında 129 ada 49 parsel sayılı 1599 m2 yüzölçümü taşınmaz mer'a olarak tespit edilmiş ve tutanak kesinleşmiştir. Davacı tesbitin iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu nedeniyle sınırlandırmanın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Ziraat Yüksek mühendisi Erdal E., 08.03.1999 tarihli raporunda, taşınmazın mer'a olduğunu, engebeli bir yapıya sahip, tarım arazisi niteliği taşımayan işlenmemiş bir arazi olduğunu, burada hayvan barınaklarının bulunduğunu, Kuzeyde yol olarak gösterilen yerle aynı toprak yapısına sahip olduğunu belirtmiştir. Fen ehli raporunda da; 1988 tarihli 87 sayılı men kararı ile Balıkesir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin mer'aya tecavüz nedeniyle mahkumiyete dair kararının çekişmeli taşınmaza bitişik kırmızı ile taralı yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda taşınmaz, niteliği itibariyle zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmayan yerlerden olan mer'a olduğu belirlenmiş olmaktadır. MK. nun 641, 3402 sayılı Kanunun 16/B, 4342 sayılı Mer'a Kanununun 4. maddesinin 3. fıkrasına göre mer'a yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz Fen bilirkişi raporuna aykırı olarak şahadete değer verilmiş olması isabetsizdir.
Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyada ki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy