(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 12. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 26.4.1999 gün ve 1998/507 E. 1999/322 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 30.9.1999 gün ve 1999/5831 E. 1999/6525 K. sayılı ilamıyla;
(...Davacı İz-su idaresi, davalı abonenin 1.9.1992 tarihi itibariyle kaçak su kullandığının tespit edilerek borç tahakkuk ettirildiğini öne sürerek alacağın tahsilini sağlamak için yapılan icra takibine vaki davalı itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı eski kiracı ve abone olduğunu, kaçak kullanımın bilgisi dışında bulunduğunu suyun kullanıldığı yerle ilgisinin 1991 Ekimde bittiğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 1.176.413.760 TL.ye itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı savunmasında 24.7.1991 tarihli dilekçe ile su aboneliğinin iptali ve depozitosunun iadesi konusunda davacıya dilekçe verdiğini, 28.12.1994 tarihli dilekçe ile de 31.10.1991 tarihinde borcunu ödeyerek depozitosunun iade edildiğini ve sayacının sökülmüş olduğunu savunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde hiç durulmamıştır. Davalının aboneliği, bu aboneliğin iptali yönünden kendisince bir istek ileri sürülünceye kadar devam eder. Değişik bir anlatımla davalı davacı ile olan abone söz!eşmesini, bu sözleşmenin niteliği itibariyle tek taraflı olarak her zaman feshedip sözleşme ilişkisine son verebilir. Davalının abonelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra sökük sayacın bulunduğu yerde kaçak su kullanılmış olmasından dolayı davalının abonelik dolayısıyla kaçak su kullanımından sorumluluğu düşünülemez. Davalı abonenin başvurusu üzerine davacının aboneliği sona erdirmemesi, sayacı söktürmemiş olması bu neticeyi değiştirmez. Davaya konu kaçak su tutanağı 1.9.1992 tarihinde düzenlenmiştir. Bu tarih, davalının savunmasında bildirdiği tarihten sonraki bir tarihtir. Bu açıklamalar ışığında davalının savunması üzerinde durulmalı, gerçekten savunmada ileri sürüldüğü gibi davalının bir müracaatı olup olmadığı, sayacın bu müracaat nedeniyle sökülüp sökülmediği, davalıya depozitosunun iade edilip edilmediği araştırılmalı, hasıl olacak sonuca göre davalının aboneliğinin devam edip etmediği saptanmalı, bunun sonucuna göre sorumlu olup olamayacağına bir karar verilmelidir.
Öte yandan davalı aboneliği devam etmiş olmamasına karşın davaya konu kaçak suyu fiilen kullanmış ise bundan dolayı da davacıya karşı sorumludur. Ne var ki, mahkemece bu yönden yapılan inceleme ve araştırma da yeterli değildir. Bu husus üzerinde de durularak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kaçak su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borcun tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı yukarıda açıklanan nedenle Özel Dairece bozulmuş, mahkeme, 1.9.1992 tarihli tutanak ile davalının kaçak su kullandığının tespit edildiği, aksinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, davalının kaçak su borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ,gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy