(818 S. K. m. 313)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.9.2000 gün ve 1998/580 E. 2000/856 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.02.2001 gün ve 2000/17638-2001/1747 sayılı ilamı ile;
(...Davanın Bölge Çalışma Müdürlüğünce intikal ettirildiği, davacı tarafından verilen 19.10.1998 tarihli dilekçede BOSSA T.A.Ş. Prensip İş Ltd. Şti. ve Nimet Uğurbulduk'un davalı olarak gösterildiği, bilahare bu katılım dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve hizmet akdini 19.01.1998 tarihinde fesheden son taşeron Sür-Fa Tahmil Tahliye Ltd. Şti. 9.7.1999 tarihli dilekçe ile davaya davalı olarak dahil edilmek istendiği ancak usulünce harç yatırılarak adı geçen hakkında dava açılmadığı anlaşıldığından Sür-Fa Tahmil tahliye Taah. Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddi doğru ise de asıl işveren BOSSA T.A.Ş. ile Prensip İş Ltd. Şti. ve Nimet Uğurbulduk hakkındaki davaların mahkemece yazılı şekilde reddedilmesi hatalıdır. İsteklerin sübut bulması halinde davalılardan asıl işveren BOSSA T.A.Ş. tüm süreden, diğer davalılar olan taşeronlar Prensip Ltd. Şti. ve Nimet Uğurbulduk ise kendi işverenleri sürelerinden ve çalıştığı tarihteki ücretle sorumludurlar. Bu nedenlerle tüm deliller değerlendirilerek davalılar BOSSA T.A.Ş. prensip Ltd. Şti. ve Nimet Uğurbulduk haklarında işin esasına gidilerek hüküm kurulması gerekirken, dava hakkı doğmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın reddi bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 12.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy