(2709 S. K. m. 83) (743 S. K. m. 24, 24/A) (YHGK. 14.02.2001 T. 2001/4-119 E. 2001/124 K.)
Dava: Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 11. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.3.1999 gün ve 1998/722 E. 1999/171 K.sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.10.1999 gün ve 1999/4455-8347 sayılı ilamiyle;
(...Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalıların kendisini, Korkmaz Yiğit'in bir arazisinin sit alanı olmaktan çıkarılması için usulsüz işlem yapmakla suçladıklarını, bu haksız saldırının basına da yansıdığını, iddiaların gerçek olmadığını ileri sürmüştür.
Davalılar ise davanın Anayasa'nın 83. maddesi gereğince reddi gerektiğini, parlamenter olarak görevlerini yaptıklarını, esasen mevcut olan iddiaları dile getirdiklerini, bu nedenle tazminat gerekmediğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların iddialarının gerçek olmadığı benimsenerek davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Adnan Keskin'in konu ile ilgili beyanları 18.10.1998 günlü gazetede şu şekilde yer almıştır: Adnan Keskin, İstanbul'da 28 bin konutluk bir projeyi gerçekleştirmek isteyen ve imar planı engeliyle karşılaşan Korkmaz Yiğit'in, DSP'li bir Bakan aracılığı ile sorunu çözmeye kalkıştığını savundu. Keskin, DSP'li bakanın kendisine bağlı bir kurumun, Yiğit'in konut projesi önündeki engeli kaldırmaya yanaşmaması üzerine devreye girdiğini ve tam bir bürokrat kıyımı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Önerilen büyük rüşvetlere karşın geri adım atmayan bürokratların görevden alındığını, ardından yerine atanan kişinin de bir süre sonra kurumun başından uzaklaştırıldığını savunan Adnan Keskin, bu olayın ayrıntılarını yakında açıklayacağını söyledi.
Görüldüğü gibi davalı Adnan Keskin bu açıklamalarında davacının ismini, hangi bakanlık olduğunu ve bağlı kurulun niteliğini ve adını söylememiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu (KTVK) üyelerinin aldıkları kararlar nedeniyle baskı gördükleri, görev yapmalarının mümkün olmadığı, dava konusu açıklamalardan çok önce 4.3.1997 günlü yazı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü tarafından YÖK Başkanlığına bildirilmiştir. Bu tür iddialar KTVK Kurulu üyeleri tarafından zaman zaman çeşitli nedenlerle dile getirilmiş, aldıkları kararlar sebebiyle siyasi baskılar olduğunu ifade etmişlerdir. Bu kurulun başkan ve üyelerinin sık sık görevlerinden alındıkları da bir gerçektir. Bu konudaki eleştiri ve iddiaların 1997 yılından bu yana basında geniş bir şekilde yer aldığı dosyada bulunan gazete haberlerinden anlaşılmaktadır. İki nolu KTVK kurulunun aldığı 12.3.1998 günlü karar mevcut iken bunun yayınlanmaması ve 4.7.1998 günlü kararın alınması, ilgililer tarafından eleştirilmiş ve bazı sit alanlarının yerleşime açılması şeklinde yorumlanmıştır.
Davalılardan Deniz Baykal olay tarihinde CHP Genel Başkanı olup bu sıfatla yaptığı gurup toplantısında sadece bu iddiaların varlığına değinmiş ve iktidarda bulunan hükümeti eleştirmiştir.
Tüm bu olgular ve tarafların siyasi kişilikleri gözetildiğinde davalıların eyleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ve eleştiri sınırlarının aşılmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle her iki davalı yönünden de davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 18.10.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy