(1086 S. K. m. 240)
Dava: Taraflar arasındaki "Tapu İptali Tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kangal Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.03.2002 gün ve 1999/102 E. 2002/20 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.06.2002 gün ve 2002/4139-4811 sayılı ilamı ile;
( ...Davacı H. Y. uyuşmazlık konusu taşınmaza ait tapu kaydının kısmen iptal edilerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı A. Y., davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı miras yoluyla intikale ve eklemeli zilyetliğe dayanarak davalıya ait 18. 01.1983 gün ve 9 numaralı tapu kaydının kısmen iptal edilerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davalı, uyuşmazlık konusu taşınmazın hükmen adına tescil edildiğini, davacı ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Uyuşmazlık konusu taşınmazla ilgili olarak davacının Kardeşi B. Y. tarafından açılan Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/361 E, 1998 175 karar sayılı tapu iptali ve tescil davası redle sonuçlanmıştır. Redle sonuçlanıp derecattan geçmek suretiyle kesinleşen Kangal Asliye Hukuk mahkemesinin 1994/361 E, sayılı dava dosyasının yapılan keşfinde davacı tanığı olarak dinlenen 1932 doğumlu M. A. Y., uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinin köy orta malı mera olduğunu bildirmiş, aynı tanık, eldeki dava, dosyasında davacı tanığı olarak dinlenmiş, bu kere beyanında; taşınmazın davacıya dedesinden kaldığını bu yerin tamamen davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunu bildirmiştir.
Celp edilip dosya arasında bulunan ve kesinleşen dava dosyasında dinlenen tanıklar ile eldeki dava dosyasının keşfinde dinlenilen tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılması, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, keza dosya arasında bulunan aynı yer hakkında Köy Muhtarlığınca açılıp redle sonuçlanan Kangal Asliye Hukuk mahkemesinin 1983/116 esas sayılı dava dosyasının ve anılan dosyadaki ziraatçı bilirkişi belirlenmesinin uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktın ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle HUMK'un 240. maddesi hükmü uyarınca delillerin takdiri hakime ait olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine. 29.09.2004 gününde oyçokluğu karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy