(506 S. K. m. 63, 73)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 19.4.2000 gün ve 1999/1373 E.2000/153 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 30.5.2000 gün ve 2000/4054 E.2000/3953 K. sayılı ilamiyla;
(... Davacının, yaşlılık aylığı bağlanmasından sonraki dönemde 1.7.1998 - 1.9.1998 tarihleri arasındaki sürede tüm sigorta kollarına tabi olacak biçimde fiilen çalışması nedeniyle ödenmeyen 1.7.1998 - 1.5.1999 tarihleri arasındaki süreye ilişkin yaşlılık aylıklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 500.000.000 TL.lık bölümünün 20.4.1999 tarihinden itibaren birikmiş 150.000.000.- TL. faiziyle birlikte tahsili istemiyle açtığı davanın yargılaması sonucunda, davalı kurumdan, davacıya 1.7.1998 - 1.5.1999 döneminde aylık ödenmiş olsaydı bunun toplamının ne olacağı sorularak, gelen yanıttaki meblağ dahilinde kalan 500.000.000 TL.lık istemin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca, davacının sosyal güvenlik destek primi ödeme başvurusunda bulunmaksızın tüm sigorta kollarına tabi olacak biçimde çalışması nedeniyle aylıklarının fiili çalışma dönemine denk bölümünün ödenmesi işlemi yasaya uygundur. Mahkemece, davacının 2.5.1997 tarihli yaşlılık aylığı başvurusu üzerine belirlenip ödenmesine başlanan yaşlılık aylıklarından, isteme konu dönem içerisinde kalan 1.7.1998 - 1.9.1998 tarihleri arasındaki süreye ilişkin aylıkların dışlanması suretiyle belirlenecek miktardan, davacının dava dilekçesindeki ana para ve faiz istemleriyle bağlı kalınarak hüküm kurulması gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, yaşlılık aylığı almakta iken Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek çalışma konusunda Kuruma yazılı başvuruda bulunulmaksızın tüm sigorta kollarında primi yatırılarak kısa bir süre çalışılmasından dolayı kesilen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi isteğine ilişkindir.
Özel Daire; belirtilen olayda davacının, Kuruma Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeme başvurusunda bulunmaksızın tüm sigorta kollarına tabi olacak biçimde çalışması nedeniyle, yaşlılık aylıklarının fiili çalışma dönemine denk bölümünün ödenmemesine ilişkin olarak, Kurum işleminin yasal olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş; Yerel Mahkeme ise, yaşlılık sigortasından yararlananların aylıkları kesilmeden çalışabileceklerini, bu konuda seçimlik haklarının olduğunu, Kurum'un sigortalıya bu Anayasal hakları bildirmesi gerektiğini davacının da Kuruma yazılı başvurusu bulunmasa dahi kısa bir müddet çalıştığı bu dönemde Sosyal Güvenlik Destek Primini de içerecek biçimde tüm sigorta kollarından primlerin ödemesi nedeniyle, yasadaki prim ödeme koşulunun gerçekleştiğini belirterek Kurum işleminin doğru olmadığını, Kurumca yaşlılık aylığı ödemelerine devam edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; yaşlılık aylığı almakta olan sigortalının, tüm sigorta kollarından prim ödemek koşuluyla yeniden çalışması durumundan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 63. maddesi uyarınca yapılacak işleme ilişkindir.
Kural olarak; yaşlılık aylığı almakta iken yeniden çalışmaya başlayan sigortalıya 506 Sayılı Yasanın 63. maddesi ile alternatifli bir sistem getirilmiştir. Buna göre yaşlılık aylığı almakta olan kişi bu sistemlerden birini tercih ederek çalışmasını sürdürebilecektir. Sözü edilen 63. maddenin (A) bendinde gösterilen birinci sistemde, yeniden çalışmaya başlayan sigortalı yaşlılık aylığını kestirecek ve normal sigortalı gibi çalışmasını sürdürecektir. Sözü edilen maddenin (B) bendinde belirlenen ikinci istemde ise yaşlılık aylığı almakta olan kişi yeniden çalışmaya başlaması durumunda Sosyal Güvenlik Destek Primi adı altında prim ödeyerek yaşlılık aylığı kesilmeden çalışmaya devam edebilecektir. Yasa her iki halde de sigortalıya bir tercih hakkı getirmiştir. Hangi sistemi tercih edeceğini aylık sahibi kendisi belirleyecek ve durumu ortaya koyacaktır. Kişi, açıkça iradesini ortaya koymadan, aylığı kesilmeyecektir. Ayrıca maddenin son fıkrasında da tercih edilen sistemler arasında geçiş olanağı sağlanmıştır.
Dava konusu olayda davacı yaşlılık aylığının kesilmesi yönünden Kuruma yazılı başvuruda bulunmamıştır. Yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı dönemde 2 ay süre ile sigortalı bir işte çalışmış ve bu çalışması karşılığı tüm sigorta kollarından prim tahakkuk ettirilerek Sosyal Güvenlik Destek Primin çok üzerinde 73. maddeye göre prim ödenmiştir. Yine olayda kaçak işçi çalıştırma ve prim kaybına yol açmak gibi bir durumda söz konusu değilken sırf yazılı başvuruda bulunmadığı gerekçesi ile davacının yaşlılık aylığının kesilerek aylarca aylıktan yoksun bırakılması yasaya ve adalete uygun düşmez. Kurumun böyle bir durumda yapacağı işlem, iştirakçilerinin Anayasal Sosyal - Güvenlik haklarını hatırlatma ve onları bilgilendirme görevini ifa ederek iştirakçisinin 63. madde yönünden tercihini belirlemesi için uyarmak veya ödenen primlerden Sosyal Güvenlik Destek Primi karşılığını bloke ederek, fazlasını, iade etmekten ibaret olmalıdır.
Bunun aksine bir uygulama, hem Anayasal Sosyal Güvenlik ilkesinin özüne hem de anılan 63. maddenin getiriliş amacına ters düşer. O nedenle Kurumun, yaşlılık aylıklarını kesmeye ve aylıkları ödememeye ilişkin işlemi yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmüş onanması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararını yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 30.5.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy