(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 05/07/2000 gün ve 1999/1775 E. 2000/365 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2000 gün ve 2000/6368 E. 6554 K. sayılı ilamıyla; ( ...Dava:, nitelikçe 01/10/1989 ila 22/05/1999 tarihleri arasında ve özellikle zorunlu Bağ-kur sigortalısı olduğu dönemde 1990 ile 1992 tarihleri arasında 249 gün, 1995 ila 1999 tarihleri arasında 1151 gün 506 sayılı Yasa anlamında sigortalı olduğunun tespiti ile Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından Bağ-Kur hizmetleri dışlanarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile Kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının Beksaş Anonim Şirketinin 01/10/1989 ila 25/05/1999 tarihleri arasında kurucu ortağı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan 1479 sayılı Yasanın 24/I-g maddesi gereğince Anonim Şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Bundan başka 506 sayılı Yasanın 3-I-F ) ve K bentleri gereğince davacının kanunla kurulu Bağ-Kur sandığına yukarıda sözü geçen dönemde aidat ödediği ve kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle sigortalı sayılmayacağı açıktır.
Hal böyle olunca 02/01/1990-31/03/1992 tarihleri arasında 249 gün ve 01/08/1995-31/12/1998 tarihleri arasında 1151 günün sigortalı olarak değerlendirilmesine yasaca olanak olmadığı tartışmasızdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalılar vekilleri
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13/06/2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy