(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 4.11.1999 gün ve 1999/205 E. 1999/775 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı Mustafa vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26.6.2000 gün ve 2000/3352 E. 6250 K. sayılı ilamıyla;
(...1 Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, idari yargı kararının yerine getirilmemesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davacı ve davalılardan M. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde T. ve K. Bakanlığı müsteşarı iken görevden alınması üzerine açtığı davada Danıştay 5. Dairesinin 1997/690 Esasa 1998/1686 Karar sayılı ve 3.6.1998 tarihli iptal kararının uzunca bir süre uygulanmadığı, bu sırada davalı M.'nın bakan olduğu;
12.1.1999'da kendisinin bakanlığa müracaat ederek kararın uygulanmasını istediği, görevde olan bakan diğer davalı M.'un da kararı uygulatmadığı ve davalıların kişisel sorumlulukları olduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkeme ise yürütmeyi durdurma kararının süresinde uygulanmaması nedeniyle manevi tazminata hükmetmiştir. İstek ve hüküm farklı nedenlere dayanmıştır. Bu durum usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacının temyizine gelince, Davacının dayandığı iptal kararının davacının dilekçeyle başvurduğu 12.1.1999 tarihinde ve sonrasında bakan olan diğer davalı M.'un zamanında da uygulanmadığı anlaşılmış olmasına ve davalıların savunmasında belirttiği 21.7.1997 günlü dilekçesinin davacının serbest iradesini yansıtmadığı gözetilerek adı geçen davalı da sorumlu tutulmalıdır. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda kısmen direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.6.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy