(818 S. K. m. 41) (11. HD. 17.05.1999 T. 1999/2063 E. 1999/3996 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 23.03.2000 tarih ve 1999/179 - 2000/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatif üyesi olduğunu, ancak davalı tarafından su verilmemesi nedeniyle meyve ve kavak ağaçlarının zarara uğradığını ileri sürerek, 482.500.000. lira'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kepesi olmadığı ve bütçesi yetersiz olduğu için davacının arazisinin bulunduğu yerdeki sulama kanalının temizlenemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 17.05.1999 gün ve 1999/2063 - 3996 sayılı kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı kooperatifin 1998 yılı itibariyle giderinin gelirinden fazla olduğu ve bu yıl itibariyle borçlu olduğu, gelirinin sadece ortaklardan alınan su paraları olduğu, herhangi bir devlet desteğinin bulunmadığı, bu nedenle kooperatifin ana kanalların bakım ve tamir işlerini yerine getirmediği ve münavebeli olarak kanal bakım ve temizlik işlerinin yapılabildiği, ayrıca eşitlik ilkesine aykırı bir tutum ve davranışının bulunmadığı, anasözleşme gereğince de iç kanalların bakımının, temizliğinin ve tamir işlerinin ortaklara ait olduğu, davacı tarafından bu işlemin yerine getirilmediği, davacı tarafından 1998 yılı içinde sulu tarım yapacağına dair herhangi bir dilekçe vermediği, davacının uğradığı zararın davalı kooperatife yükletilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulduktan sonra alınan 17.02.2000 tarihli bilirkişi raporunda, 1998 yılı itibariyle davacıya ait taşınmazda 310 adet şeftali ağacı ve 11 yaşlarında 550 adet kavak ağacı olduğu, davacı tarafından açılan kuyudan ise 16.6 adet kavak ağacının bulanabileceği belirtilmiştir. Bu durumda davacının kendi imkanları ile tüm ağaçları sulama imkanı bulunmamaktadır. Davacı, ortağı olduğu sulama kooperatifine tüm aidatları ödediği halde, kendi taşınmazına giden kanalların temizlenmemek suretiyle su verilmediğini, aidatları ödemeyen diğer ortakların taşınmazlarının bulunduğu yerdeki kanalların ise temizlenerek eşitliğe aykırı davranıldığını ileri sürmüş, ancak davacının bu iddiası üzerinde durulmamıştır. Mahkemece, davacının davalı kooperatife aidat ve sulama borcu olup olmadığı, ortaklarından olan alacağını tahsilde titiz davranmayan davalı kooperatif tarafından, aidat ve sulama borcunu ödemeyen diğer ortaklar ile davacıya farklı ve eşitliğe aykırı davranılmadığı, araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy