(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çameli Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 26.07.2000 gün ve 1999/207 E. 2000/143 K.sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 22.02.2001 gün ve 2001/749-1451 sayılı ilamıyla;
(...Kadastro sırasında Kalınkoz Köyü, 1896.94 m2 yüzölçümündeki 430 ada 55 parsel 3146.54 m2 yüzölçümündeki 430 ada 71 parsel sayılı taşınmazlar, 261 nolu vergi kaydına dayanarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, dava konusu taşınmazların kesinleşen Orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 430 ada 55 parsel sayılı taşınmazlar açısından açılan davanın reddine, tespit gibi davalı adına tesciline, 430 ada 71 parsel yönünden ise kabulüne, tespitin iptaline, (A) harfi ile gösterilen 282.22 m2 miktarındaki kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 2864.32 m2 miktarındaki kısmın ise, davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 9/6/1970 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 420, 421 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Dava, orman iddiasıyla kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Davacı orman idaresi 71 ve 55 parsel sayılı taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde kalmasına rağmen davalı adına tesbit edildiğini, tesbitin iptaliyle devlet ormanı olarak tesbit ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece, 26.5.2000 t.de Orman Yüksek Mühendisi marifetiyle yapılan keşif sonunda alınan, 15.6.2000 t.li bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazların bulunduğu Kalınkoz Köyü'nde orman tahdidinin yapıldığı, 1970 yılı itibariyle kesinleştiği, kesinleşmiş orman tahdit haritası ile kadastro paftası aynı ölçek altında çalıştırıldığında (420 ve 421 no'lu OTS dikkate alınarak) 71 parselin (A) harfi ile gösterilen 282,22 m2'lik kısmının orman tahdit hattı içinde orman sayılan alanda, (B) harfi ile gösterilen 864,32 m2'lik kısmı ile 55 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit hattı dışında, orman sayılmayan alanda kaldığı, 71 parselin batısı, 5 parselin güneyi ve kısmen batısının kapalılık teşkil eden 40-80 yaşlarında Karaçam ormanıyla kaplı olduğu, 71 parselin (A) harfi ile gösterilen kısımlarının toprağının orman toprağı niteliğinde olduğu, toprak katmanlarında humus bakiyelerinin mevcut olduğu, bu kısmın evveliyatı itibariyle orman niteliğinde olduğu; 71 parselin (B) harfi ile gösterilen kısımlarının ve 55 parsel sayılı taşınmazın tamamının toprağının orman toprağı niteliğinde olmadığı; toprak katmanlarında humus bakiyelerine rastlanmadığı, kadim kültür arazisi niteliğinde olduğu saptanmıştır.
Yerel mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda orman olduğu belirlenen 71 parselin (A) ile gösterilen kısmı için davanın kabulüne, orman olmayan (B) ile gösterilen kısmı ve 55 parselin tamamı için davanın reddine karar verilmesi üzerine Özel Dairesince bilirkişi raporunun yetersizliği gerekçesiyle hüküm bozulmuşsa da Hukuk Genel Kurulu'nda incelenen bilirkişi raporu içeriğine ve dosyadaki kanıtlara göre, mahkemece hüküm vermeye yeterli araştırma ve soruşturma yapıldığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı İdarenin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy