(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 58) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve borcun terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 24/5/2000 gün ve 1999/2107 E., 2000/288 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 22/6/2000 gün ve 2000/4924-5019- sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2 - Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, sonradan yapılan ıslah işlemine göre 506 sayılı Yasanın 80/son maddesine göre üst yönetici olarak kurucu ortak olduğu A.Ş.'nin prim borçlarından sorumlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bu tür davaya ise bakma iş mahkemesinin görevi olup, mahkeme işin esasına girmekle yükümlüdür. Davacının kendine yapılan ödeme emrine süresinde itiraz etmemesi davacının yasal dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle işin esasına girip, sonucuna göre karar vermek yerine istemin yukarıda gösterilen nedenle reddi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ödeme emrinin iptali ve borcun terkini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının daha önce ortağı bulunduğu MSR. G. T. Mad. Satış A.Ş.'nin ortaklığından 1991 yılında ayrıldığı halde davalı-Kurumun, şirketin 1996 yılı 3 ve devam eden aylara ait prim borcundan dolayı kendisinin de sorumlu bulunduğunu öne sürerek ödeme emri gönderdiğini, şirketin ortağı olmadığından 25/11/1999 tarihli ödeme emrinin iptali ile borcun terkini istemiştir.
Yerel mahkemece 7 günlük itiraz süresi içinde dava açılmadığı belirtilerek dava reddedilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıdaki gerekçelerle karar bozulmuş; mahkeme önceki kararında direnmiştir.
Davacı vekili 18/5/2000 tarihli dilekçesindeki açıklamaya göre 506 sayılı Yasa'nın 80. maddesinin son fıkrasına göre şirket yöneticisi olarak kurucu ortak olduğu A.Ş.'in prim borçlarından sorumlu olmadığının tesbitini istemiştir.
6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesi uyarınca ödeme emri kendisine 27/11/1999 tarihinde tebliğe çıkartılmış; tebligat belgesindeki şerhe göre muhatabın adresine defalarca gidilmiş olup adresi kapalı olduğundan 2/12/1999 tarihinde iade edilmiştir. Davacıya ödeme emri tebliğ edilmemiş olup, şirket adresine tebligat yapılmıştır. Davalı Kurum vekili de cevap dilekçesinde davacı ortağa tebligat yapılmadığını kabul etmiştir. O halde davacının 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde öngörülen 7 günlük süreyi geçirmediğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle Yerel Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken davanın reddi doğru değildir. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 21.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy