(818 S. K. m. 2, 18, 483)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.7.2000 gün ve 1999/324 E. 2000/356 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.2.2001 gün ve 9432-1175 sayılı ilamı ile; (....Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A.... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketindeki %51 payının ihale yolu ile satışa çıkarıldığını, ihale şartnamesine göre, ihaleye katılacaklarından (50) milyar lira bedelli geçici banka teminat mektubu istenildiğini, dava dışı (sonradan davanın ihbar olunduğu) Hasan A.'ın davalı bankaya ait 16.2.1998 tarihli geçici teminat mektubu ile ihaleye katıldığını ve müvekkili bankanın yönetim kurulu kararı ile payların bu kişiye satılma kararı alındığını ve satışa ilişkin sözleşmenin imzalandığını, ancak ipotek verme gibi bir takım yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ihalenin iptal edildiğini, bunun üzerine irat olarak kaydedilmesi gereken geçici teminat mektubu bedelinin tahsili isteminin davalı bankaca haklı olmayan nedenlerle reddedildiğini ileri sürerek, geçici teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince lehine geçici teminat mektubu verilen kişinin sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, geçici teminat mektubunun kesin teminat mektubu olarak değerlendirilemeyeceğini, kesin teminat mektubu alınmadan işi alıcıya yaptıran davacının daha sonra taahhüdün sözleşmeye uygun yapılmamasından dolayı geçici teminat mektubunun paraya çevrilmesini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının dava dışı şirketteki paylarını ihale yolu ile satın alan kişi ile satış koşullarını düzenleyen sözleşme imzalanmış bulunmakla davalı bankanın bu kişi lehine ihale teklifi aşamasında vermiş bulunduğu geçici teminat mektubu ile sağladığı garantinin sona erdiği, bu aşamadan sonra sözleşmede öngörülen kesin teminatın garantisinin işlerlik kazanacağı, davacının sözleşmeden sonra 30 gün içinde payları satılan A... A.Ş.nin borçlarının üstlenilmediği ve erteleme sözleşmesinin imzalanmadığı iddiası ile geçici teminatın tazminini istemiş ise de, alıcının ihale şartnamesinin 3.maddesine göre teklif vermekle bu borçları üstlendiği, ayrıca sözleşmenin 7.maddesi ile de kabul ettiği, sözleşmenin imzalanmasından üç gün sonra alıcının davacı bankaya giderek borç erteleme sözleşmesi dışındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, daha sonra borç ertelemesine ilişkin alıcıya bir uyarıda bulunulduğunun kanıtlanamadığı, alıcıya (30) gün süre tanıyan davacının sekiz ay sessiz kaldıktan sonra böyle bir dava açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu gerekçesiyle oyçokluğu ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı bankanın dava dışı A... A.Ş.deki %51 payının ihale yolu ile dava dışı Hasan A.'a satışı ve devri konusunda varılan anlaşma koşullarının adı geçen alıcı tarafından yerine getirilmediği iddiası ile alıcı lehine davalı bankaca düzenlenen geçici teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece, ihale sonrası satış koşullarını düzenleyen sözleşme imzalanmış bulunmakla geçici teminat mektubunun işlevinin sona erdiği, bu aşamadan sonra kesin teminat mektubu garantisinin işlerlik kazanacağı, kaldı ki alıcının satış sözleşmesi ile üstlendiği edimlerini yerine getirdiği sonucuna varılarak, oyçokluğu ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ile dava dışı Hasan A. arasında akdedilen 14.8.1998 tarihli sözleşmenin 12 nci maddesinde alıcının, sözleşmenin 11 nci maddesinde öngörülen yükümlülüklerini tamamen yerine getirmesinden sonra ayrıca düzenlenecek devir ve ferağ beyannamesi ile satışa konu payların tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte alıcıya devredileceği hükmü doğrultusunda devir ve ferağ sözleşmesinin düzenlendiği taraflarca iddia ve ispat edilmemiştir.
Dava dışı şirketin payları nama yazılı ise de, bu paylar senede bağlanmadığı gibi, ilmühaber dahi çıkarılmadığından payların devri BK.nun 163. ve izleyen maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan, bu şekildeki payların devrinin değinilen biçimde ayrı bir devir ve ferağ irade bildirimine bağlanmış bulunması şirket paylarının açıklanan niteliğinin zorunlu gereğidir.
Bu dava, pay satış sürecinin tamamlanmasına kadar alıcının davacı satıcıya karşı olan edimlerini garanti eden geçici teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda, 14.8.1998 tarihli sözleşme hükümlerinin taraflar bakımından bağlayıcı sonuç doğurup doğurmadığı hususu bu davanın konusu olmayıp, davacı ile dava dışı kendisine dava ihbar edilen Hasan A. arasındaki pay devrinin geçerliliği konusunda görülecek bir eda davasında nihai biçimde çözümü gerekir. Bu nedenle, anonim şirket pay satış sözleşmesi tarafları arasında açılmış bir eda davası var ise, sonucu beklenerek geçerli bir pay devir sözleşmesinin oluşup oluşmadığı ve buna göre davalının düzenlediği geçici teminat mektubu işlevinin sona erip ermediğinin saptanması gerekirken, niteliği ve pay satış sözleşmesinin tarafları bakımından böyle bir davada çözüme kavuşturulamayacak olan konularla doğrudan ilgili karar verilmesi yerinde görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalı banka tarafından düzenlenen 16.2.1998 tarih 7812 nolu geçici teminat mektubunda "ihalenin adı geçene yapıldığı usulüne uygun olarak bildirildiği ve kesin teminat vermesi ve sözleşme yapması istenildiği halde kesin teminat vermediği ve sözleşme yapmadığı ve ilgili kanun ile işe ait şartname hükümlerine uygun hareket etmediği takdirde " ibaresinin bulunmasına, bunun davalı bankaca verilmiş teminat mektubunun teminatının şartname hükümlerinin tam olarak yerine getirilmesini de kapsadığı anlamına gelmesine ve dava ihbar olunan Hasan A. ile davacı banka arasında şartname hükümlerinin yerine getirilip getirilmediği konusunda açılmış davaların sonucunun geçici teminat mektubunun işlevini tamamlayıp tamamlamadığını belirleyeceğine ve bu davanın sonucunu etkileyeceğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy