(818 S. K. m. 49) (11. HD. 02.11.1999 T. 1999/3682 E. 1999/8684 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.9.2000 tarih ve 1996/717-2000/588 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Numan vekili ve Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıları işleticisi ve sürücüsü olduğu aracın müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davada 4.247.872.000.TL. maddi, 500.000.000.TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Numan vekili davanın reddini istemiş, davalı Rıfat yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre; davalı sürücünün %25 kusurlu olduğu kaza nedeniyle davacının 62.182.5000.TL.lık tedavi gideri harcadığı ve 2.310.054.000.TL iş göremezlik zararı olduğu,olay tarihi itibarıyla da 100.000.000.TL manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı Numan vekili ve Halk Sigorta A.Ş. vekil temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Numan vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıda 2. ve 3 nolu bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının kazadan önce dericilik işi ile uğraştığı farzı ile 2. sınıf tacir hayat standardı rakamlarına göre tazminat hesabı yapılmış ise de, Laleli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 8.7.1998 tarihli yazısına göre, davacının kazadan sonra 8.7.1996 da vergi mükellef kaydı yaptırdığı ve 15.8.1996 da kaydın terkin edildiği belirtilmiştir. Bu durumda resmi kayıtlara aykırı olan zabıta araştırması ve tanık anlatımlarına dayanılarak davacının 2. sınıf tacir olduğu farzı ile hesaplama yapılması doğru görülmemiş asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, mahkemenin karara dayanak yaptığı bilirkişi raporu Dairemizin yerleşik uygulamalarında belirtilen (Yargıtay 11.H.D. 1999/3682-8684 sayılı kararı) zararın tespitinde bilinen döneme ilişkin kazancın her yıl için ayrı ayrı %10 artış ve %10 peşin değer iskontosu yapılmaksızın düzenlenmiş bulunduğundan Yargıtay denetimine elverişli olmayan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın davalı Numan yararına bozulması gerekmiştir.
4- Aleyhine hüküm kurulan Halk Sigorta A.Ş. davalı taraf olmayıp, dava ihbar edilen sıfatını taşımaktadır. Usul yasamızda davaya ithal suretiyle taraf teşkili yapılması mümkün bulunmadığından Halk Sigorta A.Ş.nin hakkında dava konusu edilen tazminattan sorumlu tutulması doğru görülmemiş bu nedenle de kararın Halk Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Numan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı Numan yararına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle Halk Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy