(4721 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki "tespit ve iptal" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ordu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.6.2001 gün ve 1999/471 E. 2001/484 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 9.10.2001 gün ve 2001/6254,- 6625 K. sayılı ilamı ile; (...Dava; 22.03.1985 -29.07.1988 tarihleri arasında gerçekleşen 3 yıl 4 ay 7 günlük Bağ-Kur Sigortalılığı da dikkate alınarak Sosyal Sigortalar Kurumunca 01.04.1998 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan yaşlılık aylığının; davacının Bağ-Kur sigortalılığının 29.07.1988 tarihinden sona ermeyip halen devam ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle bağlanış tarihi itibariyle kesilmesine ve 01.04.1998 -18.07.1999 tarihleri arasında fuzulen ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylıkları tutarının geri istenilmesine dair Kurum işleminin iptali ile, Sosyal Sigortalar Kurumunca bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten geçerli olmak üzere ödenmeye devam olunması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, davacının Bağ-Kur sigortalılığının 29.07.1988 tarihinde sona erdiği dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşıldığı halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacıya Bağ-Kur hizmeti ile birlikte yaşlılık aylığı bağlanıp uzun süre ödenmesi karşısında, hizmetin sonradan iptal edilmesinin M.K'nun 2.maddesindeki iyi niyet kurallarına aykırı bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 8.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy