(6570 SK m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye ve alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 30.9.1999 gün ve 1999/492 E. 1999/1011 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.12.1999 gün ve 10891-10884 sayılı ilamı ile (...Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalı ile 1998 tarihinde yapılan yazılı kira sözleşmesinde belirlenen aylık kiranın 1999 döneminde sözleşmesinin özel şartı gereğince arttırılarak ödenmesi gerektiği halde, ihtara rağmen arttırılan miktar üzerinden ödemenin gerçekleşmediğini 1999 yılı ocak ayı için noksan ödenen kiralar konusunda kiracıya ihtar çekildiği, yasal süre içersinde ödenmeyen kira farkı nedeniyle davalının tahliyesi ile ödenmeyen kira alacağın gecikme zammı ve faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1999 yılı için belirlenmiş muayyen bir kira bedeli olmadığını, önceki yıla ait kira bedelini ödediği için temerrütten söz edilemeyeceğinden bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında tespit edilmiş belli ve muayyen kira miktarı söz konusu olmadığından ve bir önceki yılın kira bedeli üzerinden ödeme yapılmış olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir kira sözleşmesi mevcut olup, 1998 yılı için kira karşılığının ne olacağı belirlenmiş sözleşmenin özel şartlar bölümünde ise "kira dönemi sonunda, geçen yılın aynı ayına göre Devlet İstatistik enstitüsünce belirlenen 12 aylık toptan eşya fiyat endekslerinden az olmamak üzere rayiç ve emsal değer dikkate alınarak yeni kira bedeli belirlenecektir" hükmü yer almakta olup, bu şart tarafları bağlar. Devlet İstatistik Enstitüsü'nce belirlenen toptan eşya fiyat endeksleriyle belli ve muayyen oranda bir artış belirlendiğine göre, kira bedelindeki arttırımın da buna göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece artışın belirli olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davalı, belirtilen özel şarta göre arttırım yapmadan ödemede bulunduğuna göre temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekir. Mahkemece arttırım konusundaki şartın belirli bir oranı kapsamadığı görüşü doğru değildir. Temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine, alacağında yukarıdaki esaslara göre belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacı vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.5.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy