(Danıştay 8 D. 21.11.2001 T. 1999/5091 E. 2001/5181 K.)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki maden ocağının 12.1.1999 günlü kira sözleşmesi ile 10 yıllığına davalıya kiralandığını, 2. yılın 1. taksidi olan kiranın ödenmediğini öne sürerek, 4.005.625.000 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, maden ocağı ruhsatı olduğunu, gerekli harçları Devlete ödediğini, hazinenin bu yerleri kiraya verme yetkisi olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki, 12.1.1999 başlangıç günlü ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinin 2. yılındaki 1. taksit kira bedelinin ödenmediğinden kaynaklanmaktadır. Davacı Maliye Hazinesi, sözleşmeye dayanarak 2000 yılının 1. taksit tutarı olan 2.272.500.000 TL.nin ödenmediğinden davalı hakkında başlattığı icra takibine vaki davalı itirazının iptal edilmesine ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığından maden araması için ruhsat aldığını ve gerekli harç bedelini ödediğini, bu gibi ödemelerden sonra kira bedeli ödenmeyeceğini ileri sürerek, Danıştay 6. Dairesinin 1996/5618-4407 karar s. 16.10.1997 günlü kararını ibraz etmiş, Hazinenin aynı yeri yeniden ihaleye çıkardığı için kira sözleşmesi yapmak zorunda kaldığını bildirmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 12.1.1999 başlangıç günlü kira sözleşmesinin 1999 yılına ilişkin kira bedelinin ödenmediğine ait herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir. Kira sözleşmesi tarafların serbest iradesi ile düzenlendiğine göre, tarafları bağlar. Davalı müzayaka hukuki nedenine dayanarak sözleşme yaptığını ileri sürmüş ise de, bunu kanuni delillerle kanıtlayamamıştır. Delil olarak ileri sürdüğü Danıştay 6. Dairesinin kararı ise kiraya değil, ecrimisile ilişkindir. Kaldı ki davacının dayandığı Danıştay 8. Dairesinin 1999/5091-2001/5181 s. kararı da davacının iddiasını doğrulamakta olup, arazinin kullanım bedelinin ruhsat sahibinden alınmasında kanuna aykırılıktan söz edilemez. Kira bedelinin miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi biçiminde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 10.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy