(818 S. K. m. 41, 47) (1086 S. K. m. 74, 87) (2709 S. K. m. 2, 13, 36)
Dava: Taraflar arasındaki "destekten yoksun kalma tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.4.2001 gün ve 1999/546 E. 2001/353 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 18.2.2002 gün ve 638-1903 sayılı ilamıyla; (...1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında HUMK 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davacılar Murat ve Mustafa'nın karar düzeltme istekleri reddedilmelidir.
2- Davacı B. Tanrıseven'in karar düzeltme istemine gelince;
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Adı geçen davacı tarafından ilk davada, davalının tam kusurlu olduğu ileri sürerek 900.000.000 lira maddi tazminat istemiştir. Yapılan yargılama sonucunda davalının 2/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu kusur oranı gözetilerek yapılan hesaplamada sonunda davacının 3.390.922.745 lira destekten yoksun kalma zararı bulunduğu açıklanmıştır.Bu dava ile birleştirilen ikinci davada ise davacı, 2.490.922.745 lira istemiş bulunmaktadır.İlk dava açılırken fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, kusur oranı gözetilerek zararın hesaplanmasından sonra, ilk davada istenenin dışında kalan zarar için ikinci dava açılmasına göre; davacının ilk davada istemediği zararı (kusur oranı gözetilerek istenen miktar esas alınsa bile) açılan ikinci dava ile istemiş olduğunun kabulü gerekir. Tam kusura göre gerçekleşen zarardan kusur indirimi yapıldığı takdirde, bulunan zarar miktarı, davacının her iki davada istediği toplam tazminat miktarıyla aynı olduğuna göre, ilk davada İstenen 900.000.000 lira tazminat miktarının aynen kabulü gerekirken, yerel mahkemece kusur indirimi yapılarak 225.000.000 lira tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir. Şu durum karşısında davacı B. Tanrıseven'in karar düzeltme isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının adı geçen yararına bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN :Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatından ibarettir.
Davacı vekili davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla davacı Birsen için 900.000 000 TL. Mustafa için ise 100.000.000. TL. destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 1.000.000.000 TL.manevi tazminata karar verilmesini istemiş, daha sonra açtığı ve bu dava ile birleştirilen ek dava ile davacı B. için, bilirkişi raporu ile hesaplanan ve ilk davada istekleri dışında kalan 2.490.922.745 TL. zararın da hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkeme, Ceza davasında hükme esas alınıp kesinleşen kusur oranına göre davalının 2/8 oranında kusurlu olduğunu belirleyerek, ilk davada istenen tazminattan kusur oranında indirim yaparak davacı B. için, 225.000.000 TL. Mustafa için ise 25.000.000.TL.ye ve her bir davacı için 500.000.000 TL.manevi tazminata hükmetmiş, daha sonra açılıp bu dava ile birleştirilen ek davanın ise tümden kabulüne ilişkin olarak hüküm kurmuş. Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur.
Önemle belirtilmelidir ki, hakim, davacının istemi ile bağlı olup, istemden daha fazlasına hüküm veremez (HUMK m 74)Davacı dava dilekçesinde, davalının mahkum edilmesini istediği alacak miktarını, açık ve kesin biçimde bildirmesi gerekir. Mahkeme, dava konusunda bir arttırma yapılmamışsa, başlangıçta belirtilen istekle bağlıdır. Burada belirtilen miktarın üzerine çıkamaz. Ancak, istekten daha azına hükmetmek mümkündür.
HUMK.nun 87.maddesinin son cümlesinde bulunan "müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyid edemez" hükmü Anayasa Mahkemesince 20.7.1999 gün 1999/1 Esas, 1999/33 K.sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Karar Resmi Gazetenin 4.11.2000 gün 24220 sayısında yayınlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi; "Dava açıldıktan sonra davacının müddabihi ıslah suretiyle arttırılmasını önleyen itiraz konusu kural, bir hakkın elde edilmesini zorlaştırdığından" Hukuk Devleti ilkesine aykırıdır, hak arama özgürlüğünün sınırlandırmaktadır. Bu nedenle, Anayasanın 2., 13. ve 36. maddelerinde aykırı olduğu gerekçesiyle bu hükmü iptal etmiştir.
Bundan böyle, davacı dilekçede gösterdiği müddeabihi yargılama aşamasında harcını ödemek suretiyle artırabilir. Örneğin kısmi dava açan davacı, saklı tuttuğu fazla ilişkin haklarını ek bir dava açarak isteyebileceği gibi, müddeabihin artırılmasını önleyen yasal düzenlemenin yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı ile ortadan kaldırılmasını yararlanarak, müddeabihi artırabilir. (Prof Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri usulü Altıncı Baskı 2001 c: IV s.4035 vd.)
Somut olayda, davacı başlangıçta davalının tam kusurlu olduğunu, murisinin ise kusursuz olduğunu ileri sürerek tazminat istemiş,sonradan istediği 900.000.000 TL.nın saptanan kusur oranına göre, tam olarak verilmesi yönünde bir talepte bulunmamıştır. Mahkeme ise, istediği tazminattan 6/8 oranında kusur indirimi yaparak karar vermiştir.
Alınan bilirkişi raporunda, davacı B. nin 2/8 kusur oranına göre zararının 3.390.000.000 TL.olduğu saptanmış, davacı vekilinin, kusur oranına göre hesaplanan bu tazminattan, başlangıçta istedikleri kısım dışında kalan 2.490.000.000.TL. için açtığı ek dava, bu dava ile birleştirilmiştir.
Uyuşmazlık; davacı B. nin bilirkişi tarafından hesaplanan zararı 3.390.000.000.TL.olduğuna ve ilk davada tam kusura dayanıp 900.000.000.TL. istemesine, ikinci davada ise kusur oranına göre bakiye 2.490.000.000.TL.istemesine göre, başlangıçta istenen 900.000.000 TL.den kusur oranına göre bir indirim yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtelim ki, davacı ilk dava sırasında 8/8 kusur oranı üzerinden 900.000.000, TL. istemiştir. Ancak davalının kusur oranının 2/8 olduğu saptanmıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle başlangıçta tam kusur oranı üzerinden istenen miktar ile bağlı olup, yaygınlık kazanmış Yargıtay uygulamasına göre (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.3.1975 tarih, 1975/264-2022, 25.9.1975 tarih 1975/2588-5231, 4. HD.nin 4.7.1973 tarih ve 1973/5125- 5487, 13. Hukuk Dairesinin 17.6.1975 tarih ve 1975/6658-4146 sayılı ilamları)tam kusura göre yapılan istemden, davalının kusur oranına göre indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemenin direnmesi yerindedir.Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.7.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy