(743 S. K. m. 618, 661)
Dava: Taraflar arasındaki "komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 14.12.1999 gün ve 1999/60 E. 1999/319 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 27.4.2000 gün ve 2000/10635 E. 5098 K. sayılı ilamiyla,
(...Davacı, Davalının kiraya vermek suretiyle çalıştırdığı fırının özellikle gece çalışmasından ötürü çıkardığı gürültü nedeniyle rahatsız olduğunu ileri sürüp, fırının çalışmasının durdurulması suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, fırının faaliyeti durdurulmadan zararın giderilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle fırının kapatılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet; geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 618. maddesinde "bir şeye malik olan kimse o şeyden kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf edebilir" hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine, işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 661. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklenmiştir.
O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi zorunlu temel hukuk kuralına göre hakim somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini yöresel örf ve adetleri toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun için de zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.
Somut olayda dosyaya ibraz edilen ve birbirlerini doğrulayan uzman bilirkişi raporlarıyla davaya konu olan zarar verici durumların varlığı saptanmıştır. Ne varki, anılan raporda zararın giderilmesi için alınması gereken önlemlerin neler olduğu yönünde doyurucu açıklama yapılmış değildir.
Hal böyle olunca, uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılması, saptanan ve saptanacak zararların giderilmesi için alınması gereken önlem veya önlemlerin raporda açıklattırılması ve bunlardan (önlemlerden) en uygun ve adil olanına hükmedilmesi suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi gerekirken son çare olan sosyal ve ekonomik çıkarların tamamen ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde fırının faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 30.5.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy