(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 04.12.2000 gün ve 1999/727 E. 2000/749 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.03.2001 gün ve 2001/3496-3679 sayılı ilamı ile;
(...Davacı Hazine vekili, 897 sayılı taşınmazın yaklaşık 2800 m2'lik bölümünün Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan Gediz Nehri bırakıntısına isabet ettiğini bildirmiş, Hazine adına tescil ve elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Gerçekten davada kendisine husumet yöneltilen M. U.'ın çekişmeli yeri kullandığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, kısmen tescile konu yapılan 897 parsel dava dışı H. K. (U.) adına tapuda kayıtlıdır.
Bilindiği üzere, tescil isteği, iptal isteğini de içerir. Bunun yanı sıra bu tür istekler hakkındaki davada husumetin kayıt maliki ya da ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi zarureti vardır. Hal böyle olunca; olayda husumette yanılgının değil, noksanlığın olduğu gözetilerek kayıt maliki H. K.'ın ölmüş ise mirasçılarının dahili dava ya da teşmil-i dava yoluyla davada yer almalarının sağlanması, ondan sonra işin esasının iptal isteğini de içerecek şekilde incelenip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, değinilen usuli işler yerine getirilmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve tescil istemine konu taşınmazın dava dilekçesinde belirtildiği gibi 897 parsel numaralı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı konusundadır.
Gerçekten, dava konusu taşınmazın 897 parseli kısmen dahi kapsaması, pasif dava ehliyetinin ve bu parsele kayden malik olan H. K'ın davaya dahil edilerek yargılamanın sürdürülmesi zorunluluğunu gündeme getirecektir. Ne var ki; mahallinde yapılan keşif sonucu, dava konusu edilen bölümün, 897 parselin tamamen dışında ve Gediz Nehri'nin Alüvyon birikintisi üzerinde, (Kadastro sonucu tapulama harici bırakılan kesimde) kaldığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmıştır. Bu durumda; yerel mahkemenin, dava konusu bölümle alakası olmayan 897 parselin kayıt maliki H. K.'a davanın yöneltilmesine gerek bulunmadığına ilişkin direnme kararı yerindedir.
Bozma ilamı taraf teşkiline özgü olup, davalının esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmediğinden, bu konudaki temyiz itirazların incelenmesi için dosya Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın esasa ilişkin temyiz itirazlarının tetkiki için 1. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 13.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy