(818 S. K. m. 392, 393)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 4.4.2000 gün ve 1999/756 E. 2000/253 K. Sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'ne 2.11.2000 gün ve 2000/6564-9555 sayılı ilamıyla; ( ..Davacıların miras bırakanı kanser hastası olup tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilince davalı Ş...'ın evinde kalmıştır. Miras bırakanın davalının evinde kaldığı süre içinde kooperatif hissesinin satışı için davalı Ş... 7.6.1999 tarihinde ve miras bırakanın rahatsızlığı nedeniyle Notere gelemediğinden mahallinde düzenlenen vekaletname ile yetki verilmiştir. Kooperatif hissesinin devrine ilişkin bedelin iki gün önce davalıların eline geçtiği tartışmasız olup, bu paranın bir bölümü harcanmış kalanı ise davalılar ve davacılar adına Asya Finans Kurumuna yatırılmış anılan para dava açılmadan iki gün önce çekilerek hesap kapatılmıştır.
Dava konusu olup miras bırakanın ölümünden iki gün önce bankadan bizzat muris tarafından çekilen bin dolarında nerede olduğu konusunda geçerli bir savunma getirilememiştir. Miras bırakan ölümcül hasta olup, davalılar ile birlikte yaşadığına ve 7.6.1999 tarihine vekaletname düzenlenmesi için notere gidemeyecek durumda olmasına rağmen bankaya giderek bankadan yüklüce bir miktar olan bin doları çekip iki gün içinde harcamış olması yaşamın olağan akışına aykırıdır. Davalıların kooperatif parasını almış olmaları sabit ve davalılarca kabul edilmişken bin dolardan haberlerinin olmadığının kabulü aynı ortamda yaşamaları ve murisin ağır hastalığı karşısında kabul edilebilir bir savunma değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup: bozmayı gerektirmiştir.... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak, ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsemen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karar bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.10.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI:
Dava konusu olan bin doların tarafların murisi tarafından bankadan alındığı hususunda itilaf mevcut olmadığı gibi, anılan paranın muris tarafından davalılara verildiği konusunda kanıtta bulunmamaktadır. Varsayımlarla hareket edilerek bin doların davalılara verildiği kabul edilerek bozma kararı verilmesi doğru değildir.
Bin doların davalılara verildiği kabul edilse bile, dava bağışın iptali veya tenkis davası olmayıp, adi bir istihkak davasıdır. Menkul niteliğinde olan bin doları tarafların murisleri davalılara vermişse, davacılar tarafından bu miktarın dava konusunda olduğu gibi adi alacak davası açılarak davalılardan tahsil edilmesi mümkün değildir. Bir kimse menkul malını rızası ile başkalarına verebilir. Murisin bağış yapamayacak şekilde bir zihinsel rahatsızlığı söz konusu olmadığına göre; davacılar,ancak şartları mevcutsa tenkis davası açabilirler. Böyle bir davada mevcut olmadığına göre mahalli mahkemenin bin dolara ilişkin red kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması görüşünde olduğumdan H.G.Kurulu çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy