(3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Taraflar arasındaki 'tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 9.11.2000 gün ve 1999/973 E. 2000/851 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.1.2001 gün ve 2000/6066 E. 2001/25 K. sayılı ilamı ile; ( ...Mahkemece daire bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Ne var ki bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiştir. Her ne kadar uzman bilirkişi Ziya Ökçesiz tarafından düzenlenen 26.6.2000 günlü haritalı raporda bozma kararında sözü edilen kayıt ve belgelerin yerine uygulandığı açıklanmış ise de kayıt ve belgeler dosyada bulunmadığından raporun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. O halde mahkemece bozma kararında öngörüldüğü şekilde araştırma ve uygulama yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacılar vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara ve özellikle davacıların, çaplı taşınmazı satın almalarına ve bu işlemin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü süre içerisinde gerçekleşmesine, toplanan kanıtlar ve mahallinde yapılan keşifle dava konusu edilen 90 m2 lik bölümün 45 m2 sinin davalı Ayşe'nin maliki bulunduğu 3 parsel içerisinde kaldığının saptanmış bulunmasına göre bu bölüm için kabul kararı verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilerek davanın tamamı için red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.12. 2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy