(5237 S. K. m. 75) (1163 S. K. Ek. m. 2)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın savunmalarında kooperatifin 2012 yılının olağan genel kurul toplantısını 21/06/2012 tarihinde yaptıklarını, toplantıda fesih kararı aldıklarını ancak maddi imkansızlık sebebiyle toplantı tutanaklarını ... Odası Başkanlığına veremediklerini savunması ve buna ilişkin belgeleri ibraz etmesi karşısında, 21/06/2012 tarihinde kooperatifin genel kurul toplantısının yapılıp yapılmadığı hususunda tutanaklarda isimleri bulunan bakanlık temsilcileri dinlenilerek, savunmada belirtildiği şekilde ...Teknisyenliğine belge ibraz edilip edilmediği hususu da araştırılıp, toplantının belirtilen tarihte yapıldığının belirlenmesi halinde sanığın suç işleme kastından söz edilemeyeceği de gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01/07/2012 yerine "17/02/2011" olarak yazılması,
3-Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezası miktarının belirlenmesinde uygulanan yasa maddesinin TCK'nın 52/2. maddesi yerine 52/1 olarak gösterilmesi,
4-TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının 5 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği halde taksitler arasındaki sürenin belirlenmemesi,
5-Sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, hakkında neticeten hükmolunan 25 gün hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy