MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'ın köylüsü olan ...'ün aşamalarda değişmeyen savunmalarında araçta kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan ettiği, diğer sanık ...'ın da alınan savunmalarında sanık ...'ün suça iştirak ettiği yönünde açık ve net bir ifadesinin bulunmadığı anlaşılmakla; Sanık ...'ün savunmalarının aksine suça iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; 1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında temyiz davasına konu (aynı) suçu işlediği iddiasıyla açılan başka bir kamu davasında, 24/12/2013 tarihli eylemi nedeniyle kurulan Suşehri Asliye Ceza Mahkemesince 26/02/2015 tarih ve 2014/106 Esas 2015/124 Karar sayılı ''mahkumiyet'' kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2015/18492E. 2015/21512K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başka ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle bu dosyalar arasında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre yargılama süreçlerinin akıbeti ile sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi zorunluluğu,
3- İddianamede nakil aracının müsaderesi talep edilmemiş olmakla nakil aracının trafik kaydındaki şerhin hüküm kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan TAPDK'nın davaya katılan olarak kabul edilip lehine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy