MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Aracının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, katılan vekilinin 30.09.2014 tarihli dilekçesiyle temyiz istemininden vazgeçtiği anlaşılmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanığın lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de,
Malen sorumlu ... adına kayıtlı olan nakil aracındaki fiber tank içerisinde 8040 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilen olayda suça konu eşyanın, nakilde kullanılan aracın taşıma yük ve kapasitesine göre ağırlıklı bölümü oluşturması, dava konusu eşyanın değeri ve nakil aracının bilinen değeri dikkatte alındığında, nakil aracının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek;
Sanığın savunmalarında, sanık nakil aracının malen sorumlu ...'a ait olduğunu, nakliye işi için kiraladığını ve malen sorumlunun kaçak akaryakıt bulundurduğundan haberinin olmadığını beyan etmesi, malen sorumlu ...'ın ise sanığın beyanlarını doğrulayarak kaçak akaryakıt taşıyacağından haberinin olmadığını beyan etmesine rağmen UYAP üzerinden yapılan incelemede nakil aracının somut olaydaki suç tarih olan 23/01/2014 tarihinden sonra malen sorumlu ... ile sanık ...'ın sanık olduğu 08/04/2014 tarihindeki olayda ikinci kez kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, bahse konu dosya celp edilip incelenerek deliller birlikte değerlendirilip malen sorumlunun iyi niyetli 3. kişi konumunda olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre nakil aracının iadesi veya müsaderesi hususunda karar verilmesi gerekirken kovuşturma ile yazılı şekilde suçta kullanılan aracın iadesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy