MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın, 02/11/2015 tarihinde aynı konutta birlikte oturan babasına tebliğ edildiği, tebliğ tarihinde sanığın İzmir’de olduğunun mazbataya şerh edildiği, tebligatın, muvakkaten başka yere gittiği anlaşılan sanığa, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 20/2 maddesi gereğince, 17/11/2015 tarihinde yapıldığı ve sanığın 18/11/2015 havale tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 228/1. maddesinde düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan da cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve fakat bu suçtan herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de bu konuda zamanaşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...’un 1072 sayılı Kanun kapsamında bulunan tombala makinasının maliki, zilyedi ya da işleteni olduğuna dair dosya içerisinde delil bulunmadığı, sanığın olay yerinde bulunuş amacı ve faaliyetlerinin kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, 1072 sayılı Kanun’a muhalefet suçu bakımından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy