MAHKEMESİ : ...(Kapatılan) 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan şirket vekilinin 26/03/2015 tarihli dilekçesi ile; Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2006 03366 numaralı “BIANCOLEOPARDO” markasının katılan şirket adına tescilli olduğunu, sanığın yetkilisi olduğu DK Traverten Doğaltaş Madencilik San. Tic. Ltd.Şti’nin 25-28 mart 2015 tarihleri arasında ...’de düzenlenen mermer fuarındaki standının tabelasında bu markayı kullanmak suretiyle katılan şirketin marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; 27/03/2015 günü kolluk görevlilerince fuar alanında DK Traverten Doğaltaş Madencilik San. Tic. Ltd.Şti tarafından kiralanan stantta 10 cm X 2 m ebadında alçıpen üzerinde “BIONCO LEOPARDO” yazısının olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında “Bianco Leopardo isminin İtalyanların mermere verdiği anonim bir isim olduğunu, mermercilik sektöründe çokça kullanıldığını, leopar desenine benzeyen taşlara bu isimin verildiğini, tescilli olabileceğini bilmediğini, zaten uyarı üzerine stanttan da kaldırdıklarını” beyan ettiği somut olayda;
Sanığın, katılan adına tescilli olan “BIANCOLEOPARDO” markasına tecavüz etmek kastıyla hareket edip etmediğinin tespiti bakımından, mermercilik sektöründe faaliyet gösteren uzman bilirkişiden alınacak raporla “bıanco leopardo” kelimelerinin mermercilik sektöründe herkes tarafından kullanılan ve sanığın savunmasında belirttiği şekilde doğal taşa verilen genel bir isim olup olmadığı hususu belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- 27/03/2015 tarihli tutanakla Zekayi Demiray’a yediemin sıfatıyla teslim edilen dava konusu eşya hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy